Tuğçe Işık

Tuğçe Işık
@tugceeisk
Marmara Üniversitesi
1999
515 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
6/10
·304 syf.··
2017 53. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2017 23:27
Nerden nereye!!! “Kahraman Tazeoğlu” kendi deyimimle “ergen tripli kız yazarı…” Onun yazdığı bir kitap… Aldım elime okumaya başladım. Daha ilk sayfadan saçma sapan aşk cümleleri… Öyle abartı öyle sıradan öyle pespaye ki aşkın hiçbir duygusunu size yaşatamıyor. Okudukça nefesim daralıyor. Biraz sayfa geçtikten sonra öyle saçma sapan cümlelerden midemin bulandığını hissediyorum. İçimden kitabı yarıda bırakmak geliyor. Ama kötü bir özelliğim var: “Bir kere bir kitabı okumaya başladım mı kesinlikle okumadan bitiremem. Bitirmek için çabalıyorum, ya diyorum kendi kendime: “Eğer ben bu kitabı bitirirsem kendime ödül vermeyelim.” Ne ödülü? Bu saçmalığa kitabın sonuna kadar katlanmak çok devasa bir sabır ister çünkü. Bende kendime devasa sabır ödülü vereceğim. Neyse ortalara doğru biraz açılıyor kitap. Hafif okuyası geliyor insanın, sonra yine bayıyor. Ya bir kitap bu kadar mı basit olur? Hadi bu kadar basit olurda neden bu kadar satılır? Yazar sadece şunu yapmış çok basit bir olay örgüsü bulmuş. Genç bir kız Bukre bir adama âşık olur, adam sonra albüm çıkarır. Şöhret olur. En sonda Bukre’yi aldatır. Tabi Bukre’nin de çok samimi bir arkadaşı vardır. Bukre de onunla evlenir. Yazarın tek amacı herhalde bu olay örgüsüne aşk cümleleri sığdırmak olmuş. Gerçekten de kitap tamamen böyle doldurulmuş. Bir olay bulunmuş kitabın çeyreğinin çeyreği olay örgüsü kaplamış, geri kalanı ise “facebookluk” aşk sözleri. Ne diyelim facebookluk bir kitap deyip geçmek lazım ama bazı yerlere değinmem gerekiyor. Öncelikle kitabın başkahramanı Bukre. Kitapta Bukre sürekli aldatılan kız. Acısı her zaman kutsanan kız. Kitabın cinsiyete göre okunma oranına baktım. Yüzde 85 kızlar okurken yüzde 15 erkeler okumuş. Yaş oranına göre de 14 yaş ile 24 yaş arası okuyucu kitlesinin yarısını oluşturuyor. Yani
BukreKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 201323,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Toplumlar aydınları ile konuşurlar. Konuşanları hapiste, sürgünde süründüren ülke kendi dilini kesmiş olur.
9/10
·352 syf.·
2016 7. kitabı
Hayatımın her döneminde okuyabilecağim kitaplar arasındadır 1984. Diktatörlüğü ve iktidarın kendi çıkarları için yapabileceklerini en iyi anlatan kitaptır sanırım. George Orwell, bu kitabında ütopik bir dünya kurmuş gibi görünsede bana göre büyük öngörü sahibiymiş. Okurken sürekli olarak bu dönemle kıyasladım kitabı. Okyanusya, Avrasya ve Doğu Asya yaşanan savaşlar sonucu üçe bölünmüş ülkelerdir. Ülkenin dört bir yanında posterleri olan, despot lider Big Brother' in yönettiği Okyanusya, yasaklar ve korkularla sindirilmiştir. Her evde bulunması zorunlu olan tele ekran ( bir çeşit televizyon) ile özel hayat ortadan kaldırılmıştır. Bu tele ekranlar sayesinde parti propaganda yapıyor, isyankarlara karşı nefret aşılıyor insanlara. Aynı zamanda bu ekranlar sayesinde insanların yaptığı her şey görülüp, dinleniyor. Bangır bangır eşitlikten bahseden yöneticiler ve halk arasındaki yaşam kalitesi uçurumlar kadar. Ama yozlaştırılıp, uyutulan halk bunun bilincinde dahi değil. Sistemin ( partinin) insandan önemli olduğu bir dönem yaşanıyor. Sorgulamak, düşünmek, aşık olmak, yakın arkadaşlık kurmak...sistemin istemediği ve sisteme zarar verecek her türlü duygu ve düşünce yasak. Bu duygu ve düşüncelerin yasak olduğu Okyanusya' da aksi bir durum olursa Düşünce Polisi tarafından yakalanıp, idamla ya da işkenceyle cezalandırılıyor insanlar. Sevginin olmadığı kendi anne, babasını Düşünce Polisine şikayet eden çocukların ülkesi haline gelmiştir Okyanusya. İşte insanların robotlaştırıldığı bu ruhsuz ve totaliter rejime karşı olan Winston Smith' in aşkını ve isyanını anlatan olağanüstü bir kitap.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma