Tugce Pektas

Tugce Pektas
@tugceep
Nesneden yüz fersah uzakta bulunduğumuz, onu hiç düşünmediğimiz süre içinde bütünüyle hareketsiz olsak da, o nesneyi seviyorsak, içimizde olumlu, ılık bir şey kaynayıp dışarı akar.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yaşamda karşılaştığımız başka herhangi bir durumda başka birisinin bireysel varlığımızın sınırlarını çiğnemeye kalkması bizi ölçüsüz kızdırırken, aşkın kendinden geçirici doyumunda, karşımızdakinin içimize sızmasına metafizik açıdan öylesine açık oluruz ki, ancak ikimizin birlik içinde erişmesi, “iki kişinin oluşturduğu bir bireysellik” durumu içinde doyuma erebiliriz.
“Sevgi”, der Platon, “güzellik içinde üretmek ve doğurmak için duyulan arzudur.”
Sevgi, bir bakıma kusursuzluğa ulaşma çabasıdır.
Gerçek sevginin en büyük belirtisi şudur: sevgiliye, yer birliğinin sağladığından daha derin bir bağlılık ve içtenlikle yakın olmak. Aslında bu, o kişiyle canlı bir birliktelik yaşamak demektir. En doğru ama belki çok teknik bir deyimle şöyle denebilir: sevgiliyle birlikte var olma durumu içinde, nasıl olursa olsun, onun alın yazısını paylaşarak birlikte olmak. Bir hırsızı seven kadın, kendi bedeni nerede bulunursa bulunsun, duygularıyla hapiste yaşıyor demektir.