Sevgi, en yüce biçimde övülen etkinliktir: Ozanlar sevgiyi, güzelleştirici araçlarıyla sürekli boyayıp süslemişlerdir; garip, soyut bir gerçeklik katmışlardır ona; öyle ki sevgiyi yaşamadan önce hepimiz onu tanırız, yüce bir değer veririz ona; bir sanatmış ya da uğraşmış gibi uygulamaya girişiriz sevgiyi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Stendhal’a göre sevgi körlükten de beter bir durum içinde doğar; düş ürünüdür. Gerçek olanı görmemekle kalmaz; onun yerine konacak bir gerçeklik yaratır.
Çünkü nerede olursam olayım -bir gemi güvertesinde, Paris’te bir sokak kafesinde ya da Bangkok’ta- hep aynı sırça fanusun içinde kendi ekşimiş havamda bunalıyor olacaktım.
Nefret ettiğim bir şey daha varsa, o da insanların kendinizi berbat hissettiğinizi bildikleri halde neşeyle hatırınızı sorup, “İyiyim,” demenizi beklemeleridir.