Hiçbir gecesi geçmek bilmiyordu fakat bu gece ayrı bir bitmek bilmiyordu , aklında ki düşünceler bile onu sıkmıştı; hani o başıboş hiç alakası olmayan yerlerde alakasızca gelen basit düşünler bile bunaltıyordu artık onu. Etrafına bakındı , yapıcak bir şeyler düşündü film izlemek, sigara içmek, bir şeyler atıştırmak yapabileceği her şeyi kafasından hızlıca geçirdi ama hiç birine ne isteği nede mecali vardı. Boş bakışlarla etrafı izlemek daha kolay ama bi o kadarda daha bunaltıcı ve depresif bir durumdu ama yapabileceği başka hiçbir şey yoktu bu depresyon, tükenmişlik ve hafif derecede anksiyete haline bir kere girdimi çıkması çok zordu sebebi durumun vahimliği değildi aslında; içinde ki mazoşistçe dürtüden dolayı içinde bulunduğu hüsrandan zevk alıyordu bağımlılıktan hiçbir farkı yoktu yada vücudunun herhangi bir yerine öldürmeyecek şekilde zarar vermekten farkı yoktu bunun. Hastaydı, biliyordu ve bundan zevk alıyordu hatta içinden tam şuan kötü içler acısı ve yüksek bir tonla kahkaha atmak geçiyordu ama yapamazdı yan oda da uyuyan ailesine bunu duyuramazdı aslında duyurmak istemiyorda değildi . hey bana bakın kızınız her geçen gün ölüyor farkına varın ruhumu gömün artık diye feryat figan kahkahalarla bu içindekini onlara göstermek. Muhtemelen yine şımarık kızlarının ilgi çekme çabası ya da istediği bir şeyi onlara yaptırma uğraşı olduğunu düşüneceklerdi. Onlara anlatamazdı , gösteremezdi bu hal ve iç sesiyle başbaşaydı sigarayı unutmayalım.. Evet evet yalnızdı şımarık her istediği yapılan prenses kızımız yalnız hasta ve bir başına hayata direniyordu. Bir insana bunu anlatmaya kalksa sen de kendininkini dertmi görüyorsun diye azar işitir arkasından da şımarık işte kendine dert yaratıyor diye iki üç de dedikodu duyardı; aslında hiçde şaşırmamak lazımdı...