İstediğimiz kadar yüksek sırıklar üstüne çıkalım, yine kendi bacaklarımzla yürüyeceğiz; dünyanın en yüksek tahtına da çıksak, yine kendi kıçımızla oturacağız.
Bir sürü adamı varmış, güzel bir köşkü varmış, şu kadar itibari, bu kadar geliri varmış. Bütün bunlar çevresindedir onun, kendisinde değil. Bir kediyi torba içinde satın almazsınız. Bir at satın alacaksanız üstündeki pılıyı attırır, çıplak, yalın görürsünüz onu. Gerçi eskiden krallara satılacak atlar örtülü getirilirdi önlerine ama örtülü olan atın az gerekli yerleriydi. Tüyünün güzelliği, sağrısının genişliği ile oyalanmayasınız da en yararlı uzuvları olan bacaklarına, gözlerine ayaklarına bakasınız diye.
Nice insanlar kendilerinin olmayan inanışlar için, başkalarından aldıkları, ne olduğunu bilmedikleri fikirler için ses çıkarmadan diri diri yanmışlardır.