Tunç Albay

Tunç Albay
@tuncalbay
Çevirmen - Editör
Boğaziçi Üniversitesi - Çeviribilim
Mart 2025 tarihinde katıldı
Kamelya ve erik, çiçekleri ak ve de pirüpak; lakin şeftalideki pembelik, etmez günahlarımı istintak. “Lakin şeftalideki pembelik, etmez günahlarımı istintak.” Şeftali ağacının pembesi. O kırmızıya çalan pembeliği görünce kalbini güm güm attıran, göğsünü sıkıştıran bu his. Pek garip ve pek gayritabii gelmişti. Yine de içindeki bu garip mi garip duyguları, yeni bir pınarın yerden çıkması gibi fışkırıyordu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Hibari.” diyerek şimdi bile pencerenin dışından bu kısımla ilgilenen yardımcı bana sesleniyor. “Efendim?” diye cevaplıyorum sakince. “Yapıyor musun?” “Yapıyorum.” “Kolay gelsin.” “Başüstüne.” Bunun ne demek olduğunu anlıyor musun? Bu sağlık merkezindeki selamlaşmamız. Yardımcılar ve öğrenciler koridorda karşılaştıklarında kesinlikle selamlaşmadan geçmiyor. Bu geleneğin ne zaman başladığını bilmiyorum ama muhtemelen müdürümüzün bulduğu bir selamlaşmadır. Ama eminim ki bu fikri ona yardımcılar vermiştir.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Bu geceki küçük kızın yaşlı adama cinsel geçmişini hayli berrak bir şekilde hatırlatması tuhaftı. Yaşlı adam dudaklarını kızın kapalı dudaklarına nazikçe değdirdi. Hiçbir tadı yoktu. Kuruydu. Tadının olmaması aslında daha iyiydi. Muhtemelen Eguchi onu bir daha görmeyecekti. Bu küçük kızın dudakları sevişmenin tadına varıp nemlendiğinde Eguchi çoktan ölmüş olacaktı belki de. Buna üzülmüyordu. Yaşlı adam dudaklarını kızın dudaklarından ayırdı, kaşlarına ve kirpiklerine sürdü. Kız sanki gıdıklanmış gibi yüzünü hafifçe oynattı ve alnını yaşlı adamın gözlerine doğru itti. Eguchi zaten kapalı tuttuğu gözlerini şimdi daha da sıkı yumdu.
Sayfa 68·Kitabı okudu