Bazı yabancı yazarlar Mustafa Kemal'le Lenin arasında bir paralel yapmak istemişlerdir. Hiç şüphe yok ki Lenin dikkate değer bir devrimci idi. Fakat Mustafa Kemal gibi kendi ideolojisini kendisi bulmuş, kullandığı taktiği kendisi tespit etmiş, yıktığı kadar, yıktığından fazlasını yapmış bir devrimci değildi.
Mustafa Kemal'e göre, rütbe derecelerinin yegane manası, tasarladığı büyük işleri yapabilmek için muhtaç olduğu maddı ve manevi imkanları kendisine teminden ibaretti.
Son derece realist ve duru zekası sayesinde pekala biliyordu ki, insanları sevk ve idare etmek için yalnız hak ve hakikatin belagatiyle cihazlanmış olmamız kafi değildir, ayrıca, içinde yaşadığımız cemiyet ölçülerine göre bir kıymet ve prestije sahip bulunmamız şarttır.