Bütün Eserleri 8

Atatürk

Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 43 dk.
Sayfa Sayısı:
202
Basım Tarihi:
Mayıs 2024
İlk Yayın Tarihi:
1971
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
ISBN:
9789754701593
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·202 syf.··
2025 28. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2025 23:49
tarih bilgisi arayanlar için değil, Atatürk'ü bir "insan", bir "dahi" ve bir "vizyoner" olarak anlamak isteyenler içindir . Onun devrimlerini hangi ruh haliyle yaptığını ve o dönemki Ankara'nın manevi atmosferini solumak için eşsiz bir kaynaktır.Eser, Atatürk'ü putlaştırmadan yücelten, onun insani trajedisini (büyük sorumluluğun getirdiği ağır yükü) görebilen nadir kitaplardandır.
Edebiyat
AtatürkYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınevi · 2024781 okunma
6/10
·%37 (75/202 syf.)·
Dune adıyla anılan Arrakis gezegeninde nasıl ki Fremen halkı, kendilerini kurtaracak bir peygamber; bir mesih bekliyorduysalar, aynı şey yazarın betimlediği Türk milleti içinde geçerli. Öyle bir anlattı ki Yakup Kadri Atatürk'ü, dedim tamam! Atatürk yıllardır beklenilen Lisan al Gaib! Neyse. Öncelikle çoğu yerde betimlemeler tüylerimi diken diken etti. Mesela; "Ben, yalnız, evsiz barksız, anasız babasız bir serseri değildim. Yurdu yâd ellere geçmiş, bayrağı yırtılmış, milleti perişan olmuş, yeryüzünde ne idiği belirsiz, bir garip insan, bir lânetleme idim." İçinde bulunduğumuz durum bundan daha iyi anlatılabilir mi? O dönem ile şu an yaşadığımız dönem arasında hiç bir fark yok. O zamanın insanlarının kafa yapısıyla, şu an ki insanların kafa yapısı aynı. Tarih tekerrür ediyor! Mehmet Âkif'in çok sevdiğim bir sözü var, "Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar; hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?" Bir adam; nasıl bir millet haline girer? Bir millet, kendini bir tek adamda nasıl bulur? Okurken Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun kalp çırpıntılarını oldukça yoğun bir şekilde duydum. Atatürk'ün büyük gölgesi onun titrek hayaletini büsbütün örtmüş. Öyle örtmüş ki, sanki gerçek bir dev. Ara sıra mavi gözlü dev tabiri Atatürk için kullanılır, evet. Fakat ben bu kitapta abartıldığını düşünüyorum. Hiç bir hatası yokmuş, hiç bir şey kaybetmemişiz gibi lanse edilmiş. Objektif bir çerçeveden bakmak gerek, bakınca herkes de algılayabilir Atatürk'ün hatalar yaptığını. Netice de o da bir insan, elbette yapabilir. Bizlere bir ülke bıraktı, müteşekkiriz, o olmasaydı halimiz nice olurdu bunun da farkındayız. Fakat unutmamalıyız ki, Atatürk realist bir insandı. Onun inkılaplarını, ilkelerini benimsemeli ve onun yolundan ilerlemeliyiz. O bize hiç bir şekilde dogmatik fikirler bırakmadı,
AtatürkYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınevi · 2024781 okunma
8/10
·202 syf.·
2018 19. kitabı
Yakup Kadri'nin bir tarihçi gibi değil ama bir edebiyatçı gibi bakarak, Atatürk'ü yazdığı eseri... Kitap, büyük Atatürk'ün dehası, devlet kuruculuğu, milliyetçiliği gibi çeşitli bölümlerden oluşuyor. Ardından farklı zamanlarda yine Yakup Kadri tarafından Atatürk hakkında yazılmış daha başka yazılar da ilave edilmiş. Önemli tespitleri içeren bir kitap. Ancak Yakup Kadri, objektif bir bakış açısı içinde değil; nitekim öyle bir iddiası ve çabası da yok zaten. Büyük Atatürk'ü ilahi bir karaktermiş gibi resmettiği bazı istisnai cümleleri var. Bu Karaosmanoğlu'nun edebiyatçılığından kaynaklandığı kadar, Atatürk' olan hayranlığı ve sevgisiyle de alakalı. Kitabın en beğendiğim kısmı ise başlangıç bölümleri; yani Yakup Kadri'nin ve tabii ki bütün bir Türk milletinin bir kahraman aradığı, beklediği o dönemde Mustafa Kemal Paşa adının yavaş yavaş duyulmaya başlanması... Hele ki, Paris'te okuduğu gazete haberi, insanın tüylerini diken diken ediyor. Zaten sırf Milli Mücadele öncesindeki bu, milli ruh halimizin hatırına bile Yakup Kadri'ye biraz daha objektif yazmaya çalışsaymış denilmemeli bence...
Tarih
AtatürkYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınevi · 2024781 okunma
9/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2021 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2021 15:56
Atatürk'ün yaptığı devrimleri takip etmiş ve yıllarca Atatürk'ün yanında bulunmuş birisi olarak objektif bir Atatürk anlatımı. Fazla abartıya kaçmadan Atatürk'ün yaşam öyküsü. Herkesin okuması gereken bir eser olduğunu ve Atatürk'ün, kendisini unutmayanlar için, tükenmez bir enerji ve yenilenme kaynağı olduğu görülecektir.
Edebiyat
AtatürkYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınevi · 2024781 okunma
8/10
·202 syf.··
2023 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2023 15:33
Bu kitap Atatürk biyografisinden ziyade Atatürk'ün şahsi özelliklerinden yola çıkarak yaptıklarının anlatıldığı bir eserdir. İlk başta şunu söylemem gerekiyor: Her biyografik tarzda yazılan kitaplar tarafsız olacak diye bir şey yoktur. Önemli olan kişilerin yaptıklarını doğru ve dürüst bir biçimde dile getirmektir. Yazar, Atatürk'ün yaptıkları konusunda fazla aşırıya kaçmış gibi görünüyor fakat işin aslı öyle değildir. Atatürk gerçekten büyük işler yapmıştır ve bu övgüleri hak etmektedir. Kitabın anlatış tarzına bakarsak çok fazla yabancı kelime kullanıldığını görürüz fakat bu yabancı kelimelerin kullanılması bile akıcılığı olumsuz etkilememiştir.
Tarih-Araştırma
AtatürkYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınevi · 2024781 okunma
10/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2021 67. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2021 17:42
Atatürk’ün hayatında yer almış yazarlarımızdan olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun bu tahlilleri benim çok hoşuma gitti. Mustafa Kemal’in askerliği, insanlığı, kahramanlığı, milliyetçiliği gibi yönlerini anılarla destekleyerek anlatmış. Okunması gereken bir kitap..
AtatürkYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınevi · 2024781 okunma
Puan vermedi·202 syf.··
2022 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2022 03:18
Çocukken Kiralık Konak’ı şöyle bir yoklamış, devam edememiş, bırakmıştım. Sonrasında da, belki bu ilk başarısız deneyim sebebiyle, Yakup Kadri’ye tekrar yanaşmadım. Ta ki Berkant ‘un challenge listesinde “Atatürk’ü anlatan bir kitap” maddesi ile Storytel’de “Atatürk” başlıklı bu kitabı eş zamanlı olarak görene kadar. İşaretleri görmekte iyiyimdir. Bu kitap, tek seferde yazılmış bir metin değil. Mustafa Kemal’in zamansız vefatından sonra oturup yazdığı ve kitabın ana iskeletini oluşturan bir kısım var. Bir de 70’lerde yazdığı, farklı farklı yerlerde yayınlanan başkaca bazı eklemeler. Birden çok tarihsel anda biriktirilen bu metinler hemhal edilmiş, tek bir metin gibi bir araya getirilmiş. Ve bu, okuru hiç rahatsız etmiyor. Bu anlamda editörlüğünün çok başarılı olduğunu söyleyebilirim. Kitapta, başlığın da ayan beyan anons ettiği gibi, Yakup Kadri’nin Atatürk’ünü okuyoruz. 38’den günümüze ulaşan metinlere hakim duygular: coşku, ümit ve kıvanç. Ve elbette hayranlık. Yakup Kadri, Mustafa Kemal’i adeta bir huşu içerisinde anlatıyor. Bu duygusal yoğunluğu, özellikle ilgili dönemin bağlamında yürekten anlıyor ve paylaşıyor olmama rağmen, okuma zevkini yer yer bozduğunu itiraf etmem gerekir. Yani benim Atatürk propogandasına, Atatürk’ün ülküsüne inandırılmaya ihtiyacım yoktu, Atatürk’ün hikayelerini dinlemek istiyordum. Böyle hissettiğim anlarda kitaptan çok keyif almadım. Ama bu his, neyse ki tüm kitaba sirayet eden bir his değildi. Bu eserde iki şeyi çok sevdim. İlki, Mustafa Kemal’in halk tarafından tanındığı o ilk vakitleri, paşanın her an kelle koltukta yaşadığı o mücadele günlerini, ve zaman içerisinde bizim bildiğimiz halk kahramanına dönüşme hikayesini Yakup Kadri gibi bir yazardan dinlemek muhteşemdi. İkincisi ise Yakup Kadri’nin 38’deki o coşkulu duygu durumu ile
AtatürkYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınevi · 2024781 okunma
Milli kahraman
8/10
·194 syf.··
2020 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2020 19:16
19. yy'in ikinci yarısı. Demokrasi çalışmaları. Tanzimat fermanı, meşrutiyetin ilanı. Tabii hasta adam kendi isteğiyle yapmıyor bu düzenlemeleri. Avrupa'nın zoruyla, tehdidiyle. Sonra Balkan savaşları. Ve nihayet tabuta son çivi. Birinci Dünya Savaşı. Osmanlı, topraklarının büyük bölümünü kısacık bir sürede kaybetmiş. Halk perişan durumda. Saray zevki sefada. Dış borç almış yürümüş. Halk, bir kurtarıcı bekliyor. Bir milli kahraman. Var mı öyle biri? Anadolu'ya sıkışıp kalmış koca bir imparatorluğu kurtaracak biri var mı? Kim o kahraman? Edirne'yi işgalden kurtarıp, halkı sevince boğan Enver Paşa'mi? Kesinlikle değil. Sarıkamış 'ta basit kış şartlarıni hesaba katamayip, 60bin kişinin ölümüne neden olan Enver'mi? Asla. Talat Paşa'mi? Cemal Paşa'mi? Yoksa tahtı uğruna Anadolu kapılarını düşmana açan Vahdettinmi? Yok artık. O olsa olsa milli kahraman değil milli hain olur. O milli kahraman Çanakkale'de kendini gösteren, conkbayiri ve Anafartalar'da İngilize, Fransıza boğazı kapatan Mustafa Kemal Paşa'dan başkası değil. O Mustafa Kemal'in bir resmini bile gazetelerde basılmasını çok gören saray ve hükümet. Çanakkale sonrasi terfiyi bile çok gördükleri Mustafa Kemal. Çünkü onun bilinmesini, tanınmasını istemiyorlardı. Galiba o kahraminin kim olduğunu onlar anlamışlardı ki baştan önlem almaya çalıştılar. O ada gelen, onu birebir izleyen, sofralarının daimi üyesi olan milli mücadelenin önemli yazarlarındanP Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun samimi izlenimleri. Bu mücadelenin anlamını bugun yeterince anlamayan kimi dangalaklar olsa da, o gunlerde, şartları iyi bilen birinin bu satırları yazarken tam bir duygu yoğunluğu içinde olduğunu anlıyoruz. Mustafa Kemal'in milliyetçiliği, askeri dehası, devlet adamlığı üzerine yazılmış yazılarından oluşmuş bu kitabın içeriğinin bir kısmı
AtatürkYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınevi · 2024781 okunma
7/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2025 56. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2025 00:46
"Birtakım budalalar varmış; Atatürk geride kaldı diyen. Bunların adına aşırı solcular deniyormuş, Atatürk, sağ mıydı, sol muydu? Herhalde ileriye koşmakta herhangi bir devrimciden çok daha aşırı idi. Nice yüz yıllık çağ merhalelerini bir atlayışta geçip gitti. Ufuk ona dar geliyordu.." (Sayfa: 143) Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun "Atatürk" isimli eseri, sadece bir biyografi olmanın ötesinde, yazarın kendi kimlik arayışıyla Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinin kesiştiği, edebi ve düşünsel derinliği olan bir yapıt. Kitap, klasik bir biyografi olmaktan ziyade, Yakup Kadri'nin gözünden Atatürk'ün ve onun önderliğindeki Türk milletinin yeniden doğuşunu anlatan bir 'tahlil denemesi'. Yazar, bu eserde kendi gençlik bunalımından ulusal uyanışa geçişini, adeta Atatürk'ün gölgesinde oluşan benliğinin nasıl şekillendiğini ve bir kimlik kazandığını dile getiriyor. Yakup Kadri, Atatürk'e dair tanımları etrafında tarih, siyaset, felsefe, Doğu-Batı ikilemi ve uygarlık üzerine derinlemesine düşünceler sunuyor. Atatürk'ü sadece bir lider olarak değil, aynı zamanda Türk toplumunun içinde bulunduğu çıkmazdan kurtaran, yeni bir medeniyet tasavvuru sunan bir "kurtarıcı" figürü olarak ele alıyir. Yakup Kadri, Atatürk'ün yaşamında yer almış, onunla uzun yıllar birlikte olmuş bir yazar ve siyasetçi olması hasebiyle, eserini kişisel gözlemleri, anıları ve dönemin atmosferini yansıtan detaylarla zenginleştirmiş. Bu durum, kitaba otantik ve samimi bir hava katmakra. Kitap, Atatürk'ün askerliği, insanlığı, kahramanlığı, milliyetçiliği, inkılapçılığı, dehası ve devlet kuruculuğu gibi çeşitli yönlerini tahlil ederek Atatürk'ün sadece askeri bir deha olmadığını, aynı zamanda düşünsel ve vizyoner bir lider olduğunu vurguluyor. Yakup Kadri'nin gençlik yıllarındaki milli kahraman arayışını ve bu
AtatürkYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınevi · 2024781 okunma
8/10
·202 syf.·
2018 16. kitabı
Oncelikle soylemek gerekirse Atatürk'ün hayatını anlatan bir kitap değil. Atatürk'ün bazı karakterisltik özelliklerini Yakup Kadri'nin gözünden okuyoruz bu kitapta. Onun kahramanlığı, dehası, askerliği, insanlığı ve bunun gibi özelliklerini hayranlığını dile getirmekle beraber Atatürk'ün hayatı üzerinden çözümlemeler yapmış. Kitabın adında da olduğu gibi biyografik tahlil denemeleri olmuş. Atatürk kitabı okumayı sevenler ve hiç bikmayanlar okuyabilirler..
AtatürkYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınevi · 2024781 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Yakup Kadri KaraosmanoğluYazar · 29 kitap
27 Mart 1889´da Kahire´de doğdu. İlköğrenimine ailesiyle birlikte gittiği Manisa´da başladı. 1903´te İzmir İdadisi´ne girdi. Babasının ölümünden sonra annesiyle yine Mısır´a döndü, öğrenimini İskenderiye´deki bir Fransız okulunda tamamladı. 1908´de başladığı İstanbul Hukuk Mektebi´ni bitirmedi. 1909´da arkadaşı Şehabettin Süleyman aracılığıyla Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. 1916´da tedavi olmak için gittiği İsviçre´de üç yıl kadar kaldı. Mütareke yıllarında İkdam gazetesindeki yazılarıyla Kurtuluş Savaşı´nı destekledi. 1921´de Ankara´ya çağrıldı ve bazı görevler verildi.  1923´te Mardin, 1931´de Manisa milletvekili oldu. Bir yandan da gazeteciliğini ve roman yazarlığını sürdürdü. Kadro Dergisi 1932´de Vedat Nedim Tör, Şevket Süreyya Aydemir, Burhan Asaf Belge ve İsmail Hüsrev Tökin ile birlikte Kadro dergisinin kurucuları arasında yer aldı. Savunduğu bazı görüşler aşırı bulunduğu için Kadro dergisinin 1934´te yayımına son vermek zorunda kalmasından sonra Tiran elçiliğine atandı. Daha sonra 1935´te Prag, 1939´da La Haye, 1942´de Bern, 1949´da Tahran ve 1951´de yine Bern elçiliklerine getirildi. 27 Mayıs 1960´tan sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi. Siyasal hayatının son görevi 1961-1965 arasındaki Manisa milletvekilliği oldu. 13 Aralık 1974´te Ankara´da öldü.  Yazı Hayatı: Karaosmanoğlu yazarlığa Ümit, Servet-i Fünun, Resimli Kitap gibi dergilerde başladı. Fecr-i Âticiler´in `sanat şahsî ve muhteremdir` görüşünü paylaştığı ve `sanat için sanat` yaptığı bu ilk döneminde Nirvana adlı bir oyun, makaleler, denemeler, düzyazı şiirler ve öyküler yazdı. Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı sırasında ülkenin durumu, sanat anlayışını değiştirmesine yol açtı. Türk toplumunun çeşitli dönemlerdeki gerçekliğini sergilemek istediği için bir ikisi dışında eserlerinde belli tarihi dönemleri ele aldı. Kiralık Konak I. Dünya Savaşı öncesinin, Hüküm Gecesi II. Meşrutiyet´in, Sodom ve Gomore Mütareke döneminin, Yaban Kurtuluş Savaşı yıllarının, Ankara Cumhuriyet´in ilk on yılının, Bir Sürgün II. Abdülhamid döneminin işlendiği romanlardır. Panorama 1923-1952 yıllarını kapsar. Karaosmanoğlu 1920´lerden sonra iyimser bir devrimci görünümündeyken, sonra umutlarını yitirerek romancılığını devrimci yönde kullanmaktan vazgeçmiştir. 1955´ten sonra da anı kitaplarından başka bir şey yazmamıştır.Romanları arasında en ünlüleri Nur Baba, Kiralık Konak ve Yaban´dır. Nur Baba Nur Baba, Karaosmanoğlu´nun ilk romanıdır. 1922´de kitap olarak çıkmadan önce gazetede yayımlanmıştır. Ama yazılışı ondan sekiz dokuz yıl öncesine gider. O yıllar Karaosmanoğlu´nun Eski Yunan ve Latin edebiyatıyla ilgilendiği ve Çamlıca´daki bir Bektaşi tekkesine devam ettiği dönemdir. Nur Baba´yı Euripides´in Bakkhalar´ından esinlenerek ve tekkedeki gözlemlerine dayanarak yazmıştır. Roman, öykü ve makaleleri ile Türk toplumunun Tanzimat’tan bu yana geçirdiği değişiklikleri anlatmış bir yazardır. Asıl ününü romanları ile sağlayan yazarın en ünlü romanları Nur Baba, Kiralık Konak ve Yaban'dır. Edebiyat yaşamının başında Fecr-i Ati edebiyat topluluğunun kurucu üyeleri arasında yer almış; daha sonra bireyci düşüncelerden uzaklaşarak toplumculuğu kabul etmiş bir yazar olarak değerlendirilir. Milli Mücadele yıllarında ve sonrasında etkin bir siyasal yaşam sürmüştür. Milli Mücadeleden itibaren Atatürk’ün yakın arkadaşları arasında yer almış; TBMM II., IV., XII. dönemlerde milletvekilliği yapmıştır. Kadro Dergisi'nin kurucularındandır. Dergi, devrin yöneticileri ile fikir ayrılığına düşüp Kemalizm’i değiştirmekle suçlanarak kapanmasından sonra diplomat olarak yurtdışında çeşitli görevlerde bulunmuştur. Anadolu Ajansı'nın kurucularındandır, ömrünün son yıllarında ajansın yönetim kurulu başkanlığını yapmıştır.