Bir Anka kuşu gibi küllerimden yeniden doğmadım
Hüznün tüm koşullarını benliğime, sonra da yüreğime hapsettim
Kendimi günlere, aylara ve yıllara böldüm.
Sonbahardan kalan burukluğumu sessizce ruhuma çektim
Yumulmuş, hazin bir tablo gibiyim artık
Kargaşadan arta kalan düşlerimi
Bir yapbozun parçaları gibi birleştirdim
Ve yalnızca ruhumda unutulmaz bir tablo bıraktım
Uykusuz kalan gecelerimde
Sarhoş bedenimle
Dört duvar arasında volta atarken
Kendimi avutmaya yetemedim
Çaresizce, bir Ahmet Erhan portresi gibi
Saatlerce hüzne daldım
Nemlendi gözlerim, bir kez daha burkuldu yüreğim
Ve yine kendimi çaresiz hissettiğim bir anda buldum
Türkan ŞENGÜLER
✍️✍️✍️