Türkan

Türkan
@turkansenguler
Boynumu büktüm gecenin sessizliğine Baharları kış uğruna tükettim Yaralı bir ceylan gibi koşturdum Ama ne yetebildim kendime ne de dünyaya Bir kelâmı çok buldum; tüketmekte zorlandım Sustukça ağırlaştı içimdeki boşluk Boş bir iplikte ruhsuzca sallandım saatlerce Ve sesim kendi yankısında üşüdü Daralan ruhuma yalnızlık eşlik etti Sonra… Bir şey demedim İçimdeki geceye kapandım Türkan Şengüler 🖊🖊🖊
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Caddelerin loş ışıklarında dans eden gölgeler uzun yokuşlar boyunca ardı sıra dizilen kaldırımlar Siyah beyazın günahı bu gecenin derûnî simgesi edilmeyen günahlar kadar suskun. Ne aydınlık ne de karanlık tamamen suçsuz bir masumluğun eşiğinde Tane tane dökülen yağmur damlaları sis perdesinin ardında boğuk bir gökyüzüyle cebelleşir Kaldırımlar kadar yorgun ve bitkin adımlar yağmur, söylenmeyen sözlerin habercisi. Gökyüzü ise omuzlara yüklenen ağırlık taşınır… ama hiç hafiflemez Ve gece son dokunuşunu kondurur insanın en çok kendine sustuğu yere Türkan Şengüler ✍✍✍
Ay vuruldu geceye Utanıp çekildi Mecnun Divanda Âşık Veyseller toplandı Nihâvend makamlarında dert döktü Mecnun Sükût kesildi dili Şeb-i yeldânın sessizliğine düştü Bağlamanın bin dili tellerde titredi Her telden dökülen makamlar Aşk-ı muhabbetin nağmelerine karıştı Gecenin derin sessizliğinde Ve o an, harap gönüller Bir kez daha şeb-i yeldâya vuruldu Türkan Şengüler ✍️✍️✍️
Adını koyamadığım hüzün var göğün maviliğinde Caddeler ölgün ve durgun Sabahın erken saatlerinde başlayan Bir baş selamıyla selamlıyorum güneşi Tek tük insan kalabalığın arasında Zik zaklar çiziyorum Kaldırımlar kadar yorgun ve bitkin adımlarım Hangi alfabelerin kelimelerine sığar ki bilemiyorum Tatlı bir telaş, küçük adımlarımla yine bilmediğim yolun sonundayım Kendime rastlıyorum masum bakan çocuk gözlerimle O da anlıyor, küçücük bir nokta gibi Yavaş yavaş nasıl eriyip gittiğimi ✍️✍️✍️ Türkan Şengüler
Bir Anka kuşu gibi küllerimden yeniden doğmadım Hüznün tüm koşullarını benliğime, sonra da yüreğime hapsettim Kendimi günlere, aylara ve yıllara böldüm. Sonbahardan kalan burukluğumu sessizce ruhuma çektim Yumulmuş, hazin bir tablo gibiyim artık Kargaşadan arta kalan düşlerimi Bir yapbozun parçaları gibi birleştirdim Ve yalnızca ruhumda unutulmaz bir tablo bıraktım Uykusuz kalan gecelerimde Sarhoş bedenimle Dört duvar arasında volta atarken Kendimi avutmaya yetemedim Çaresizce, bir Ahmet Erhan portresi gibi Saatlerce hüzne daldım Nemlendi gözlerim, bir kez daha burkuldu yüreğim Ve yine kendimi çaresiz hissettiğim bir anda buldum Türkan ŞENGÜLER ✍️✍️✍️