Ey adımı adı misali taşa yazan usta
Yalnızlığımı da yazsaydın ya
Başımın tacında duran zamana...
Ayaklarımın ucundan akan zamana...
Bir de geçmiş ve şimdi ve gelecek zamana...
Refik Durbaş
Boynumu büktüm gecenin sessizliğine
Baharları kış uğruna tükettim
Yaralı bir ceylan gibi koşturdum
Ama ne yetebildim kendime ne de dünyaya
Bir kelâmı çok buldum; tüketmekte zorlandım
Sustukça ağırlaştı içimdeki boşluk
Boş bir iplikte ruhsuzca sallandım saatlerce
Ve sesim kendi yankısında üşüdü
Daralan ruhuma yalnızlık eşlik etti
Sonra…
Bir şey demedim
İçimdeki geceye kapandım
Türkan Şengüler
🖊🖊🖊
Caddelerin loş ışıklarında dans eden gölgeler
uzun yokuşlar boyunca ardı sıra dizilen kaldırımlar
Siyah beyazın günahı bu
gecenin derûnî simgesi
edilmeyen günahlar kadar suskun.
Ne aydınlık
ne de karanlık
tamamen suçsuz bir masumluğun eşiğinde
Tane tane dökülen yağmur damlaları
sis perdesinin ardında
boğuk bir gökyüzüyle cebelleşir
Kaldırımlar kadar yorgun ve bitkin adımlar
yağmur, söylenmeyen sözlerin habercisi.
Gökyüzü ise
omuzlara yüklenen ağırlık
taşınır… ama hiç hafiflemez
Ve gece
son dokunuşunu kondurur
insanın en çok kendine sustuğu yere
Türkan Şengüler
✍✍✍