Kaç imtiyazlı maske sahte çıktı,
Karşındaki insanların tebessümü bile sahteymiş,
Fırtınadan önceki son suskunluğumdayım,
Sanmayın tükendim, sanmayın yorgunum.
Bilin ki yazdığım sözler dönüşümden mükemmel olacak,
Kızıl güneş denize doğru batınca, serin sular dinince,
Kurdun dişine kan değdiği zaman gelin görüşelim,
Karşımda ordu olsanız neye fayda, ben tekim işte.
Gözlerime değen baldıran zehirlerini kusunca,
Gönlümdeki kini söküp atınca Yaradan, görüşelim,
Ben yalnız olsam da hepinize yeterim işte,
Denizler asi sularıyla gönlümün bendini yıkınca.
Sırtıma değen hançer, göğsümdeki kurşun,
Acıtınca canımı, cehenneme dönünce ömrüm,
Merhamet silinirmiş iyiliğini hor görenlerde,
Ben şehadet meydanına koşarak girmişim.
Üç kuruşluk kahpelere inat gülüyorum işte,
Şimşekler üzerime üzerime çakınca,
Bir deli fırtınada gark olunca görüşelim,
Kahpelerin hesabı var şu yalan ömrümde.