Öncelikle keşke bu kitabı 30 yaşımda değil de bir 10 sene öncesinde okusaydım. Çünkü anlattığı şey bir insanın bir amacı varsa ve onun için yola koyulduysa, evren de, dünya da, işaretler de bir şekilde yardım eder, sonunda amacına ulaşamamış gözüksen bile aslında çok şeye ulaşmışsındır. Kitabın verdiği çok güzel olsa da anlatım dili ve şekli; masalsı anlatımı, kişisel menkıbedir, evrensel işaretler, bir insanın rüzgarla konuşması vs bu içerik için bu yaş heyecanını kısıyor biraz olayın. Belki çok beğenmedim ama niye okumadım da çok dedim. Neler anlatıyor ve ne anladım:
-Hayallerinin peşinden git, sen istersen yapamayacağın hiçbir şey yok, kader diye bir şey vardır ama çıktığın yolda verdiğin kararlarla kaderine yön çizersin gibi şeyler.
-Bu arada billuriyeci amca git o hacca ve gerçekleştir hayalini, ne öyle gidersem başka bir amacım kalmaz ne yapacağımı bilemem tavırları, yakışıyor mu hiç.
-Sonuç olarak; hayallerimizin peşinde veya başka bir şeyin peşinde nereye olursa olsun gitmeliyiz, görmeliyiz, duymalıyız. Bir amaç uğruna bir yere gitsek bile gittiğimiz yolda kazandığımız şeyler amacımızı unutturabilir. Amacımıza ulaşırsak başka bir şey amaçlayalım, hayallerimizin sınırı yoktur sınır biziz. Gitmeli güzelleşmeli..
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,7bin okunma
“Bir yamçısı, bir başkasıyla değiştokuş edebileceği bir kitabı ve bir sürüsü vardı. Bununla birlikte, en önemlisi, her gün yaşamının büyük düşünü gerçekleştiriyordu. GEZİYORDU.”
Sevmemek pek mümkün olmasa gerek, çoğumuzun ilkokul ortaokul çağında okuduğu veya okuyacağı, zaman geçtikçe de ara ara tekrar eline aldığı bir kitap nasıl güzel olmayabilir ki. Okurken tatlı tatlı tebessüm ettirirken bir yandan da gözyaşının pıtlamasına engel olamıyorsun.
Hayal dünyasında yaşayan kendi küçücük ama aklı kocaman bir çocuk Zeze.
—Spoiler ama değil de—
Ağacı Minguinho ile konuşurken, dalında ata binerken Tommiks dünyasında şapkasını düzelten bir hayat neden mümkün olmaz ki!
“Aklımız erince erdiğini hisseder miyiz?” “Asıl acı; kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi.” Gerçekler böyle işte Zeze, aklımızın erdiğini hissettirmeden asla.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,3bin okunma