Tuub

ÇOK DÜŞÜNMEYİN!! (18:18)
Charlie Chaplin 88 yaşına kadar yaşadı. Hayata dair dört alıntı bıraktı: (1) Bu dünyada hiçbir şey sonsuza kadar sürmez, sorunlarımız bile. (2) Yağmurda yürümeyi seviyorum çünkü kimse gözyaşlarımı göremiyor. (3) Hayatta en çok boşa harcanan gün gülmediğimiz gündür. (4) Dünyanın en iyi doktorlarından altısı: 1-Güneş 2-Dinlenme zamanı 3-Egzersiz yapmak 4-Diyet 5-Benlik saygısı 6-Arkadaşlar "Bunu ömür boyu sakla ve tadını çıkar". Ayı görürsen Tanrının güzelliğini görürsün Güneşi görürsen Tanrının gücünü görürsün Aynaya baktığınızda Allah'ın en güzel yaratışını görürsünüz. Hepimiz turistiz Hayat sadece bir yolculuktur! "O halde bugünü yaşa, yarın görüşürüz"
İnsan ve Yaşam
Reklam
Bir defasında hocama : “Bir kitap okudum ama zihnimde kitaptan hiçbir şey kalmadı.” dedim. Bana bir meyva uzattı ve “Bunu ağzında çiğneyip ye.” dedi. Yedikten sonra sordu: ”Şimdi sen büyüdün mü? ” Hayır, dedim. Dedi ki: “Büyümedin ama o hurma vücuduna dağıldı; et oldu, kemik oldu, sinir oldu, deri oldu, tırnak oldu, hücre oldu…” Anladım ki, okuduğum kitap da öyle dağılıyor... Bir kısmı kelime dağarcığını zenginleştiriyor. Bir kısmı bilgi ve irfanını artırıyor, bir kısmı ahlakını güzelleştiriyor, bir kısmı yazı ve konuşmada üslubuna incelik katıyor, bir kısmı hayata farklı bakmanı sağlıyor, bir kısmı içindeki sevgi-merhameti arttırıyor, bir kısmı özgüvenini arttrıyor, düşünmeni, sorgulamanı tetikliyor, olaylar karşısında nasıl davranman gerektiğini öğretiyor… Her ne kadar sen bunların farkında olmasan da kitap okumak bir şeye yaramaz, çünkü kitap okumak çok şeye yarar..! O kadar çok şeye yarar ki neye yaradığını söylemek imkansızdır. Mark Twain'ın da dediği gibi : “İyi dostlar, iyi kitaplar, bir de huzurlu bir vicdan. İşte ideal hayat...”
Tam bir hayal kırıklığı
1/10
·592 syf.··
2024 26. kitabı
İlk başlarda hikayesini beğenerek takip ettiğim Füsun ve Kemal'in hikayesi, Füsun'un evliliğinden sonra o kadar saçma sapan yerlere gidiyor ki Kemal'in karakteri fikrimce kötüleşmeye, mide bulandırıcı yerlere gitmeye başlıyor... Romanın geçtiği yılları göz önünde bulundurursak hikaye normal, o günden izler taşıyor olabilir; ancak 'aşk' olgusu zamanı olmayan bir kavram olduğundan, romanda betimlenişi, karakterin tüm saçmalığına 'Füsun'a aşkı' adı altında neden sunulması bana hiç mantıklı gelmedi. Romanın dışında konuşmak gerekirse; kitabın son sözünde Orhan Pamuk'un müzenin yaratılışını anlattığı bölümde tamamiyle bir kandırılmışlık, hayal kırıklığına uğramışlık duygusuna kapıldım. Kurmaca üzerine kurmaca olması, kurmacanın günümüze kadar ulaşması ve bunun müze olarak sergilenmesi benim bir daha asla Orhan Pamuk okumayacak olmama neden olmuştur.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 200860,4bin okunma