"Beyhudeliğin beyhudeliği," der Süleyman, "beyhudeliktir! İnsan güneş altında harcadığı emekten ne gibi bir kâr eder? Bir nesil gelir, diğeri göçer; fakat dünya dönmeye devam eder. Geçmişte var olan gelecekte de olacaktır, geçmişte yapılmış olan gelecekte de yapılacaktır, güneşin altında hiçbir şey yeni değildir. 'Bu yeni bir şeydir.' denilecek bir şey kalmış mıdır? Hayır yeni olan her şey yüz yıllar önce olup bitmiştir. Ne geçmişin hatırası kalmıştır, ne de bizden sonra gelecek olanların geriye bir hatırası kalacaktır..."
Uyuyamadığım gecelerin sabahında,
Gözaltlarımdan mor çocuklar doğardı.
Mor çocuklarıma ninni söylerdi sabah ezanları.
Fırtınada ters çevrilen şemsiyelere benzerdi,
Duaya açılan avuçlarım...
Avuçlarıma kar yağardı,
Kimi zaman tipi...
Kaç kere avuçlarımda mahsur kaldım.
Birkaç kış geçti Pollyanna,
Ben hep mahzun kaldım.
•Didem Madak