ırmak göz

Dünyanın bütün taşları onun kalbinin duvarını örmek için toplanmış gibi hissederdim çoğu zaman. Buz gibiydi her zaman, her zerresine kadar. Tek bir cümlesiyle beni yıkar, harabelerimde dans ederdi acımadan. Tek bir bakışıyla öldürür, ayağıyla eşeledeği küçük çukura gönderdi beni. Rüzgârında savurur, duvarından duvarına çarpardı. Zaman zaman yanımdayken bile, kendinden mahrum bırakırdı beni. Güneşi pek vurmazdı benim kıyıma. Ama... Arada öyle şeyler söylerdi ki bana, damardan yüksek doz verilmiş mutluluk uyuştururdu tüm hücrelerimi. Kırk farklı hayat yaşasam, kırk farklı mutluluk tatsam o bir cümlenin verdiği mutluluğu vermeyecekti hiçbir şey. Emindim.
Aşk
Reklam
"Uzak dursam, canın acıyor. Yakınına gelsem korkutuyorum... Ne acayip bir adamım, değil mi?"
Aşk
Gidişlerini bile deliler gibi sevdiğim adam... Öyle bir bakardı ki her gidişinde, ölüme gitse, geri döneceğine dair umudunuz olurdu.
Aşk
"Size kafamda bir hüküm giydirmedim bayım. Çünkü, benim kafamda cezanız idamdı. Ama sizden kafamda dahi öldüremeyecek kadar nefret ediyordum."
"Size olan saplantılı aşkım, kanser hücresi gibiydi bayım. Ondan kurtulmak için, saçlarımı feda etmem gerekti."
Aşk
Reklam