tezcntyybe

"İnsanlığın mutsuzluğunun bütün kaynağı bir odada kendi kendine, sakin bir şekilde oturmayı becerememesidir. " Pascal 'a göre kendi kendimizden sürekli kaçışımız o kadar acı bir gerçekliktir ki, biz insanlar bunun üzerine düşünmekten de kaçınırız. Anlaşılan o ki, insan kendinden kaçmaya meyilli bir varlık; yüzyıllar içinde değişen tek şey, kaçışın araçları.
Sayfa 192 - Alfa Kitap; 16. Baskı; 2024
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
" Ağaçlar hep en etkileyici vaizler olmuştur benim için. Ormanlar ve korularda halklar ve aileler halinde yaşayan ağaçlara hayranım ben. Tek başına duran ağaçlara daha da hayranım. Yalnız insanlar gibidir onlar. Şu ya da bu zaaftan ötürü sıvışıp giden münzeviler gibi değil, yalnızlaşmış büyük insanlar gibi, Beethoven ve Nietzsche gibidirler. Tepelerinde uğuldar dünya, kökleri sonsuzluğa uzanır ama sonsuzlukta kaybolup gitmez, var güçleriyle tek bir şey için onlara özgü büyüyüp serpilmek, varlıklarını ortaya koymak için çabalarlar. Hiçbir şey daha kutsal, hiçbir şey daha mükemmel değildir güzel, güçlü bir ağaçtan. " - Herman Hesse, Ağaçlar
Sayfa 148 - Alfa Kitap; 16. Baskı; 2024
Koca çarkları tutan büyük zincirin küçük birer halkasıyız sadece, farkında olarak, farkında olmayarak. Zaman; kim olduğumuz değilmiş, ne anlama geldiğimizmiş. Zaman; ne yaptığımız değil, neye yol açabileceğimizmiş. Bir soru değilmiş, cevap da. Bunu gördüm, bunu yaşadım, buyum, bu oldum. İsteyerek. İstemeyerek. Kıyametlerimiz kadarmışız sadece. Hepsi o kadarmış, hepimiz o kadar. Yolcusu oldum rüzgârların savurmasına izin verdiğim mevcudiyetimin. Cennet cehennem, iyi kötü, yaşam ölüm. İnce bir ipliğin üzerinde yürüdüm. Kimse fırlatmadı üstüme, dengemi bulmak için yanlara doğru sarkan o esnek uzun sopadan. Tevfik Öğretmen haklıymış; “Şeytan da biziz, cin de; ne şeytan, ne melek, dünya dönecek cennete insanla.” Ya da dönecek cehenneme benimle.
Sayfa 516 - İnkılâp Kitabevi; 2020 Baskı
Alıntı
Ne tuhaf, insanoğlu bulutlara savaşmak için çıkmıştı ilk, buradan yeryüzüne bakarken, ne kadar önemsiz, değersiz, bir hiçmişiz meğerse, ama bunun farkına bile varmamışız, ya da varmak istememişiz, varlığımıza ihanet edercesine meydan okumuşuz doğaya, hâlâ daha okumaya devam ederek. Oysaki bu kadar yüksekten bakınca aşağıya, tek bir insan bile görünmüyordu gezegende, tek hükümdarlar dağlar, ovalar, sular, üzerinde sınır çizgilerinin olmadığı topraklardı, üstümüzdeki gök kubbeydi sadece, bizler zavallı kullarıydık onun, o bize değil biz ona hizmet etmeliydik, yaptığımız şey hiçbir zaman hizmet olmadı ama, ihanetti hep.
Sayfa 501 - İnkılâp Kitabevi ; 2020 Baskı
Alıntı