Kıyamet ~ Buğra Gülsoy
.
Alıntılar;
.
Ne tuhaf, insanoğlu bulutlara savaşmak için çıkmıştı ilk, buradan yeryüzüne bakarken, ne kadar önemsiz, değersiz, bir hiçmişiz meğerse, ama bunun farkına bile varmamışız, ya da varmak istememişiz, varlığımıza ihanet edercesine meydan okumuşuz doğaya, hâlâ daha okumaya devam ederek. Oysaki bu kadar yüksekten bakınca aşağıya, tek bir insan bile görünmüyordu gezegende, tek hükümdarlar dağlar, ovalar, sular, üzerinde sınır çizgilerinin olmadığı topraklardı, üstümüzdeki gök kubbeydi sadece, bizler zavallı kullarıydık onun, o bize değil biz ona hizmet etmeliydik, yaptığımız şey hiçbir zaman hizmet olmadı ama, ihanetti hep.
.
İnsan her koşula ayak uydurur ya da her koşul dönüşür insana.
.
Belki insanoğlu böyle doğdu, belki de sonradan öğrendik. Şiddetin içinde doğduğunda şiddetin kendisine dönüşürsün büyürken. Açlığını besleyen vahşet bir süre sonra seni ve çevreni yutmaya başlar, ta ki her şeyi yok edene kadar.
.
Pişmanlığa dönüşürsen eğer, devam edemezsin yoluna. Yaşanan her kötünün içinde bir umut aramalı insan. Umudunu kaybedersen kötü de büyür içinde.
.
Ne önemi var ki birbirimize isimler takmanın, her birimiz ön yargılarla doluyuz. Önemli olan varlığımız. Ben sana baktıkça beni, sen de bana baktıkça seni gör yeter.
.
Kitap Yorumu;
.
Kitabı birilerinin önerilerinde görmüştüm, ama hikayesi olsun ama ismi çarpıcı gelmişti bana ve bende sipariş vermiştim. Şimdi okuma fırsatı buldum ve bende beğendim aldıktan sonra öğrendim yazarın oyuncu olduğunu. Sabri Mahir diye bir karakter var ve bir de Pera bu ikisinin çevresinde olan ve ikisinin de ayrı ayrı yaşadıkları hayatlara dair yaşamlar. Dersaadet’te başlayan bir hayat sonrasında sürgünlerde geçen bir ömür ki etkileyici bir ömür finali kestiremesende bir şeyleri seziyorsun gibi bazı