Cüret ediniz, çünkü düşünmeye, söylemeye, yaratmaya, sevmeye, yaşamaya da cüret edilir. Kimse gibi olmamaya cüret edilir. Ancak böyle genişler hayatın sınırı, sınır diye bize gösterdikleri o çizgi!
Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak
En çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak
Madem bu dünya bile yok olacak bir gün
Sevginin bitmesine insan neden üzülsün?
Sevgi mi kaderi kovalar, kader mi sevgiyi?
Daha kimseler çözmedi bu bilmeceyi.
HamletWilliam ShakespeareTuncel Kurtiz
Efsanevi hakanın ölüm haberi en büyük yankıyı Roma'da buldu. Pare pare zafer topları atıldı, şehrin bütün kiliselerinde çanlar gün boyu çalındı. Halk, "Büyük kartal öldü" diye haykırarak üç gün üç gece eğlendi. İtalyanlar sevinçten sarhoş olmuşlardı. Az buz mesele değil, en azılı düşmanları hayata veda etmişti ki, eğer Fatih bir on yıl kadar daha yaşasa dünya bambaşka bir yer olurdu.
Tur otobüsünün lastikleri karın üzerinde derin izlere bırakarak geçerken Fatih Sultan Mehmet'in karmaşık kişiliğini düşündüm. Bir yanda tahtta kaldığı zaman içinde seferden sefere koşarak dünyayı ele geçirmeye çalışan bir savaşçı, öte yanda enfes aşk şiirleri yazan ince ruhlu bir şair, bir yanda egemenliği altındaki halkların kendi inançlarını yaşayabilmelerini kanunlarla güvence altına alan hoşgörülü bir insan, öte yanda kardeş katli fermanını yayımlayan katı bir devlet adamı, bir yanda amacına ulaşmak için ne gerekiyorsa yapmaktan çekinmeyen bir padişah, öte yanda Doğu'nun ve Batı'nın bilim adamlarını sarayında toplamaya çalışan Aydın bir hükümdar. Bunlardan hangisiydi Fatih?