Kulun sadrını sıkıştıran, onu için için boğan, söze dökemediği, dökmeyi bilemediği, dökse daha büyük derde düşeceği hüzünleri olur da, şayet o onları Rabbine havâle etmese onların ıstırabı altında helâk olur..
Dertler onu kuşattığında ve yüreğini sıkıntı kapladığında, kul “Lâ ilâhe illallah”tan daha büyük kurtarıcı bulamaz. Bu kelimeden daha çok rahatlatan, sıkılan rûhuna nefes aldıran, içini kaplayan kederini dağıtan daha azîm bir kelime yoktur..
Bu kelimeyi öğreten, bu kelimeyi sevdiren, bu kelime için yaşayıp ölmeyi arzu ettiren Allah’a hamd olsun..