- Benim Niğde'ye gelişimden kimsenin haberi yoktu. Nasıl oldu bu karşılama işi?
Üçü de ağız birliği etmiş gibi cevap vermişlerdi:
- Bazı insanlar iki gözüyle görür, bazı insanlar ise kalbiyle ...
Şimdi düşünüyorum da, kederin en derin çizgilerle kalbime kazındığı o zor ve çaresiz günde karşıma çıkarak, bir Hızır gibi imdadıma yetişen, hüzünlü sabahımı kutlu bir karşılamaya döndüren Ragıb Öncel Hocamı nasıl unutabilirdim ki ... Binlerce gariban ve umutsuz gence bir baba şefkatiyle el uzatıp, onları erdemli insanlar olarak topluma kazandıran bu gönül insanını unutmak mümkün olabilir miydi hiç?
Orta boylu, buğday tenli, bakışlarında insanı içine çeken efsunlu bir dostluk barındıran tam bir Osmanlı Beyefendisiydi bu sesin sahibi... Tedirgin ve şaşkın bakışlarımı teskin etmek ister gibi, samimiyetle, "Hoş gelmişsin kardeşim" diyerek elini uzattı. "Ben Ragıb Öncel."