Ölmek istiyorum, dekorsuz, poz almadan. batan bir güneş gibi ihtişamla değil, kaderin bileklerime taktığı prangalardan kurtulmak için ölmek. mütevazı bir odadan süslü bir salona geçer gibi, realiteden tarihe geçmek umurumda değil. ah inanabilseydim! ıstırap gayyasında* aylarca kaldım, orada yalnız sükût vardı. neredesin, yanan alnımı müşfik avuçlarında dinlendirecek meçhul dost?toprak olmak. bağrında çiçeklerin yükseldiği bir toprak ve çiçeklerde yaşamak... artık tabiatı da sevmiyorum. belki bütün bunlar yalan...her şey gibi. sevilen bir sesin, seven bir sesin sıcaklığı bütün bu soğuk düşünceleri dağıtabilir, nerede o ses?