Çarşıda, pazarda, otobüste ,dolmuşta, sokakta, okulda ve işte herkes bir mucize bekliyor. Sesini kısmış çünkü susturulmuş.dünyası daralmış, hayatı kararmış. İtiraz edince başına neler geleceğini defalarca test edip çaresizleşmiş. Ne kendisini ne çocuklarını iyi bir geleceğin beklediğini düşünüyor.Aksine, düne kadar başkasının evini yakan ateşin giderek kendi kapısına dayandığının da farkında...
Ne vakit üzülsek, tuhaf sorular birikir zihnimizde. Zaman geçer, sorular tekerrür eder. Ne fena şey şu hüzün şu lanet keder. Kadri Öztopçu, "Sorulmaktan kelimeleri yorgun düşmüş, harfleri lime lime olmuş sorulardır bunlar; yıllardır yine de sorarım: İnsan neden yaşar?" der kendi kendine. Böyle anlarda yaşama sımsıkı sarılmak gerek sevgili okur. İşte mavi gök işte bulutlar işte nergis kokan bahar. İşte harap olmuş kentlerde gülüp oynayan çocuklar. İşte hakikat sevgili okur işte yaşamak! Var olun.
Bir Yudum Kitap'tan günün sözü:)