Düşünmek, atacağı bir
adımın kararını vermek istiyordu. Ama bu “adım” düşünülerek atılan adımlardan değil, özellikle düşünülmeden, doğrudan karar verilen adımlardandı: Birden burada her şeyi bırakıp geldiği yere dönmek, hatta çok uzak, ıssız bir yerlere gitmek, hemen o anda gitmek, hem hiç kimseyle vedalaşmadan gitmek için önüne geçilmez bir istek duymaya başlamıştı.
Sayfa 391 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çeviren: Ergin Altay·Kitabı okudu
Ona acı veren bir gerginlik, bir huzursuzluk vardı içinde; aynı zamanda müthiş bir yalnız kalma isteği. Yalnız kalmak, kendini bu acı dolu gerginliğe en küçük bir çıkış yolu aramadan bütünüyle bırakmak istiyordu. Kalbine ve ruhuna üşüşen sorulara cevap aramaktan tiksintiyle kaçıyordu. Neredeyse ne söylediğini bilmeden, “Ne yani, bütün bunların tek suçlusu ben miyim?” diye mırıldanıp duruyordu kendi kendine.
Sayfa 284 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çeviren: Ergin Altay·Kitabı okudu