Ufuk

ÇOCUKLUĞUMUN SOLUK GECELERİ. Eskiden sahaf sahaf gezer yaşardım çocukluğumu   Şimdi kıytırık bir kitap mağazasından çıkmıyorum Tütünü bile markalaştıran hayat Daha nelerimi çalacaksın kim bilir Koynumda solgunluğumla izlerdim yağmuru Dün geceden uykuya yetişememenin hüznüyle   Parmaklarımla sayardım sonbahar gelsin diye Pazarları da hiç gelmesin Daha ne kadar çalacaksın cumartesi akşamlarımı hayat Allahım bu çocuklar neden bu kadar mutlu? İlk küfürüm mutlu çocuklaraydı Ne tuhaf hala öyle Onlar kurdele için savaştaydılar  Ben en arka sırada bahçedeki köpekle göz göze Ne tuhaf hala öyle Tam mutlu olucam derken Daha ne kadar teneffüslerimi çalacaksın ey hayat Siz bilardoya gidin ben Caulfieldla ağlayacağım Ömerle parlak istikbalimizin çok da öyle olmadığını anlayacağım  O arada da 7/C den o güzel kız bana sigara koyar  Daha ne kadar asayiş berkemal hayat Bir gece sigaram bitti Didem ikisinden birini verdi Bir gün hiç aylaklık etmedim C. kafamı tepti Hiç zenci tanımamıştım güzelim Scout  Finch yetişti Daha ne kadar Samsaları ezeceksin hayat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Var olmak, yalnızlığın temel inşaasıdır. Kim kurtulabilmişse bu histen, var oluşundan verip hayattan kazanmıştır. Ne güzel bir kaybediştir o.