Karanlık bulutlar, yağmurlu akşam üstünü adeta bir ağ gibi şehrin üzerine çökerken, hafif nemli parke taşlarına basarak yürüyordum. Ellerimi paltomun ceplerine sokmuş, başımı eğmiş, insanların arasından neredeyse görünmeden geçiyordum. Bu şehri yıllardır tanıyordum, ama sokakları hâlâ bana yabancıymış gibi geliyordu. Bugünse sokakların her kıvrımı, her gölgesi daha ağır, daha tehditkârdı. Zihnimde derinleşen sırlar, suskun kaldığım onca söz ve ardımda bıraktığım insanlar, adımlarıma ayak bağı oluyordu. Bu akşam, geçmişin gölgelerinin yeniden karşıma çıkacağına dair kötü bir his vardı içimde.