"Ama artık her şey için çok geçti. Geçmiş yok sayılabilirdi belki; pişmanlıkla, inkârla, unutarak yapabilirdi insan bunu. Fakat gelecek kaçınılmazdı. İçinde felâket şekillerde ortaya saçılacak arzuları kötülüğün gölgesini gerçeğe dönüştürecek hayalleri vardı.
"İltifat olsun diye söylemedim zaten. Bu bir itiraftı. Şimdi söyleyince sanki içimden bir şeyler akıp gitti. Belki de hayranlığını hiçbir zaman kelimelere dökmemeli insan."
"Bana bunları anlatma. Olan oldu bir kere. Geçmiş geçmişte kalır."
"Sen düne geçmiş mi diyorsun?"
"Aradan ne kadar zaman geçtiğinin ne önemi var ki? Yalnızca sığ insanlar yılların geçmesine ihtiyaç duyar."
(Ah Dorian kalbimi epey kırdın şu anda)
"İnsanın kendi kendini suçlamasının keyif veren bir yanı vardır. Kendi kendimizi suçladığımız zaman başka birinin bizi suçlamaya hakkı kalmadığını düşünürüz. İnsanın ruhunu suçluluk duygusundan arındıran şey itiraf etme eyleminin kendisidir; günah çıkartan rahip değil."