Çocukkenden beri aşkı hep hayal ederdim. Hep hayatımı değiştireceğini iyi edeceğini düşünürdüm. İlk başta güzelliğe tutuldum, yanıldım. Sonra tutkuya önem verdim, yanıldım. Sonra dedim ki benim gibi olmalı, o da olmadı. Sonra aşkı kötülemeye başladım. İçtim, söylendim, kendimi lanetledim. Yeri geldi yaşayanı kıskandım, yeri geldi kendimi avuttum. Fakat sonra anladım ki yanlış aslında bende değil, aşkta değil, ya da karşımdaki insanda değil. Yanlış, arayış şeklindeydi. Aşk, ne sadece tutkuya bel bağlamaktı ne de güzelliğe. Ne bir mülakat gibi kendine en uygunu aramaya. Aşk bencilliğini, benliğini unuttuğun anmış.
Uğur Tazesavaş