Uğur Tibet

Uğur Tibet
@ugurtibet
8 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
7/10
·60 syf.··
2020 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2020 12:17
Henüz keşfedilmemiş bir adanın hikayesini okuyacağımı düşünmüştüm. Aslında haksız çıkmadım. Haklı da çıkmadım. Bilinmeyen ada için çıkılan yolculuk, adamın belli bir şeyi öğrenmesi uğrunaymış. Büyük bir şey. Kendisi bu macerada yalnız değil. Sarayın “Karar” kapısından adımını atarak gün yüzüne, “bilinmeyen”i aramaya çıkan, arkasında bıraktığı tekdüze, köle yaşamına bir kez olsun dönüp bakmadan ilerleyen biri daha var. Hazıra konan, taleplere zerre kulak asmayan bir kral, makineleşen kâtipler ve bilinmeyen adanın keşfinde bir yoldaş olup tüm hayatını geride bırakan temizlikçi kadının yer aldığı bir öykü. Eser, temizlikçi kadının hayıflanmalarıyla sosyal sınıflara ve ufaktan toplumsal cinsiyet rollerine değinen satırlarla birlikte günlük yaşamımızda bize önemli şeyleri hatırlatan eleştirileri de barındırıyor. Yarım saatte, hatta belki daha kısa bir sürede biten kısa ve öz, soyut çizimlerle bezenmiş bir kitap.
Bilinmeyen Adanın ÖyküsüJosé Saramago · Kırmızıkedi Yayınevi · 200927bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·566 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
Victor Hugo, bu kitabında süslemelerden, detaylı betimlemelerden asla ödün vermemiş; o an orada neler yaşadığını ve özellikle orada nelerin bulunduğunu bize kusursuz bir şekilde tasvir etmeyi başarmış. Öyle ki, romanın sayfalarını okurken bir süre sonra harfler yerine resimler görmeye başlıyorsunuz. Kendinizi bizzat Grève Meydanı’nda bulursanız şaşırmayın: Notre Dame Katedrali’nin mimarisindeki ipince detaylardan tutun, ana karakter olarak romana dahil edemeyeceğimiz binbir türlü ad da romana işlenmiş. Bu ayrıntılı, gerek 3 sayfa gerek 5 sayfa gerekse tamamıyla bir bölümü kaplayan betimlemeleri sıkılmadan okursanız mutlaka bölüm sonunda rahata kavuşuyorsunuz çünkü bu sefer de süslerden ayrılıp nelerin olup bittiğine, yani ana düşünceye, konuya, olay örgüsüne giriş yapmış oluyorsunuz. Aşkın, daha doğrusu aşkın kör ediciliğinin insana neler yaptırdığına şahit oluyorsunuz. Aynı şekilde sevginin de bir şeyler uğruna ne kadar çabuk yok olduğuna. Tesadüflerle, trajediyle, vahşetle beraber merak uyandırıcı, hayret verici, dehşete düşürücü sahnelere tanık oluyorsunuz. Keşke çok daha önceden okusaydım dediğim fakat bir o kadar da iyi ki şimdi, henüz bitirmişim dediğim bir roman. Uzunluğu beni başta biraz ürpertse de çevirmenin yalın üslubuyla birlikte, işlenen detayların da aynen aktarıldığına inandığım, adeta kültür okyanusu, romantik bir başyapıt.
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,1bin okunma