230 sayfa
1/10
·360 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 14:00
İlk kitap incelemesinde de yazdığım gibi, sırf şu dengesiz Ares’in sürünmesini okurum diye buna başladım. En azından belli bir sayfaya kadar devam ederim dedim. Ama yok, baba yok. Herkes mal, herkes salak; hiçbir değişim yok. Megan aynı Megan, Ares aynı ayı. 230 sayfa boyunca “Ondan nefret ediyorum, ondan nefret ediyorum, ah onu öldürmek istiyorum, beni hapsetti, beni sürgün etti.” naralarını okuyup oh çekiyoruz. Sonra Ares geliyor, Megan şu tribe giriyor: “Burada çok yalnızım, tanıdığım birisini görmek beni iyi hissettiriyor. Ares, Ares, Ares...” HSOABDOANSKSNSJS Gidiyor, Ares’in aldığı kekleri falan yiyor. Neymiş, yalnızmış. Yazar her 5 sayfada bir şu yazıyı kopyala-yapıştır yapmış: “Birinin benim için yaptığı en güzel şey miydi bilmiyordum ama başka zaman olsa kalbimi bir pamuğa çevirecek kadar düşünceli bir hareketti. Kalbim buz gibi erirken zihnim beni bir kafese kapattığını hatırlatıyor ve bu güzel anı mahvediyordu.” 230 sayfa boyunca aynı şeyleri okuyoruz. Bak, şakasız aynı dengesiz tavırları okuyoruz. ŞAKASIZ, 230 SAYFA boyunca bir evde hapis tutuluyoruz ve Megan hep kek yapmayı deniyor. HSKABDKSNSN Ares iki adım yaklaşınca: “Sakın bana dokunma, ah uh, güçlü kadın!” ayakları. Diğer sayfa: “Ares nerede? Yalnızım… Ona bir daha bu kadar çabuk yenilmeyeceğim.” “Güçlü kadın” olayının iki hançer atmak ve iki sert bakıştan ibaret olması bayağı komik. Megan işte tam böyle bir karakter. İşte “tüm prensler o, eninde sonunda kaçacak ve Ares’in ağzına tükürecek” falan filan. Ares de “Karım eninde sonunda başaracak” triplerinde. Ve en sonunda Megan, dahiyane bir şekilde kekin içine uyku ilacı mı ne koyuyor ve kaçıyor. 230 sayfa boyunca, bak 230 sayfa boyunca Megan’ın kaçmasını bekledik. 230 sayfa boyunca Megan ve Ares arasındaki çekime karşı koyamıyor; Megan öfkeyi,
1000Kitap
Buz Krallığı 2Sena Nur Işık · Indigo Kitap · 2025142 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 1. kitabı
kitapta genel olarak çok güzel kalbime dokunan kısımlar, katıldığım sözler vardı ama KEDİNİN SUÇU NE? neredeyse bütün karakterler kediden nefret ediyordu ve kediye şiddet uygulanıyordu çok gereksiz, hoş olmayan bi ayrıntı olmuş bence. hiçbir günahı olmayan herhangi bir hayvani seytanmis gibi gostermek nah uh.
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2024126,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kalbimin Kendine Göre Nedenleri Vardı // #kitapyorumu
10/10
·302 syf.··
2026 2. kitabı
Son sayfaya kadar 8-9 puan vereceğimden emindim ama o son 3 sayfa. Böyle bir büyü, böyle bir aura, böyle bir sistematik eser olamaz. Kalbime o kadar dokundu, o kadar uh yaraladı ve derinlere bıraktı ki beni anlatamam. Her sayfayı soluksuz okudum. Konusunu kafamı toparlayınca ve etkisinden az da olsa çıkınca sesli bir şekilde anlatmak istiyorum. Ama nooolur alın okuyun okutturun!!!! LÜTFEN! Nasıl yazılmış, nasıl ince ayrıntılarla düşünülmüş aklım almıyor. Gidişat, * olayların vardığı yer, genel tabloya bakılınca şıp diye gözlemlenen o ana fikir... Sadece okuyun diyorum başka hiçbir şey demiyorum.
2026 Okuma Raporları
Kalbimin Kendine Göre Nedenleri VardıHilal Özcan · Artemis Yayınları · 201971 okunma
10/10
·464 syf.··
2025 79. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2025 03:56
Selammmm Canımlar Beni az çok tanıyorsanız eğer spor romantizm ile aramın çok iyi olmadığını çözmüşsünüzdür. Bir şekilde tatmin etmiyor beni bu türde yazılan kurgular. Ama bu var ya bu enfes bir kitaptı. Okurken tek bir sayfasında bile sıkılmadım. Hatta bu ay ağır akan kitaplarımın içinde bana ilaç gibi geldi diyebilirim. Cidden bayıla bayıla okudum. Benim gibi bu türde okumalara uzaksanız bir şans verin cidden keyif alacağınızı garanti ediyorum. Şimdi gelelim kitabımıza; Feyza Feza Falez (bana göre 3F), gece vakti çalıştığı kafeyi kapatıp otobüse yetişmeye çalışan henüz 18 yaşında bir genç kız. Kafe' de ki elektrikli aletlerin fişlerini çekip çekmediğini hatırlamadığı için, otobüsü kaçıracağını bilmesine rağmen kafeyi kontrol etmek için geri döner. Ama karşılaştığı manzara kafenin önünde oturup gözyaşı döken iri yarı bir gençtir. Tam hayalleri ile sınandığı sırada Feza' nın el uzatıp, bir kahveye davet edip, derdini dinlediği genç Anadolu Efes alt yapısında oynayan basketbolcu Dorukhan Falay' dan başkası değildir.( Duyunca kafamda bir uh ah devam adam çalmadı desem yalan olur.) Kader ağlarını öyle güzel örer ki o gece 15 numaralı masada başlayan muhabbet, dostluk, aşk kavramı Dorukhan' ın A takıma seçilip forma numarasını 15 ile değiştirmesi ile devam eder. Çünkü ona göre Feza ve 15 numara ona uğurlu gelmiştir. (Ya yiycem her sahneleri öyle güzel öyle nahifti ki ) Velhasıl ilerleyen günlerde bu ikilimizin arkadaşlığı tatlı bir sevgiye doğru dönüşür. İkisi de birbirlerinin hayatlarına dokunurlar. En çok birbirlerini anlama, empati kurma, değer verme şekilleri çok kıymetliydi benim için.(Kitapta geçen filmler, beraber oynanan basket atmalar, birbirlerinde kalması istenen eşyalar ayyy çok aşk yarabbim) Doruk' un geçmişi, Feza' nın ona olan destek ve güveni resmen
Dört Çeyrek 1Azra İzgüner · Ephesus Yayınları · 2025153 okunma
Tanrıların savaşı hiç de beklediğim gibi değil.
9/10
·416 syf.··
2025 70. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 10:49
Abisi tanrılar uğruna savaşmak için cepheye gittiğinde ve annesi üzüntüden kendini kaybettiğinde Iris'in tek amacı ailesini bir arada tutmak olur. Iris'in bu zor hayatında en büyük hayali ise çalıştığı Oath Gazette'te köşe yazarlığına terfi etmektir ancak bu konuda bir rakibi vardır: Roman Kitt. İkili köşe yazarlığı için birbiriyle yarışırken Iris bir yandan cephedeki abisinin özlemini çekmektedir ve ona mektuplar yazmaktadır. Bu mektupların olayında küçük bir sihir söz konusu, Iris bu mektupların abisine ulaştığını umut ederken bir gün en nihayetinde mektuplarına cevap gelir: Mektuplar Iris'in abisine gitmemiştir. Mektupların ulaştığı kişi de Roman. Roman ve Iris bu şekilde mektuplarla konuşmaya başlarlar ancak Roman konuştuğu kişinin Iris olduğunu bilirken Iris mektup arkadaşını yalnızca bir yabancı olarak bilir. Olaylar bu şekilde başlayıp yavaş yavaş cepheye doğru ilerliyor. Şimdi konumuz kısaca böyleydi, benim yorumuma gelecek olursak; Öncelikle bu kitabı sevmenin tamamen doğru beklentiyle alakalı olduğunu düşünüyorum. Eğer epik fantastik veya gerçekten destansı bir savaş beklentisiyle başlarsanız bu kitap sizin için sınıfta kalır. Ben daha önce birkaç kişiden bunu duyduğum için beklentimi daha düşük ve daha farklı tuttum ve kitabı bu haliyle oldukça sevdim. Kitabın fantastik yönü biraz arka planda kalıyordu ama zaten o beklentiyle başlamadığım için benim için bir sorun olmadı bu durum. Son bölümler yüzünden ikinci kitapta fantastik unsurların biraz daha artacağını düşünüyorum. Karakterleri sevdim. İtici değillerdi, beklediğim gibi aralarındaki ilişki minnoştu. İlişkilerini düşmandan aşka olarak değil de rakipten aşka olarak tanımlamak daha doğruydu bence ama o da aman aman değildi. Sadece Iris'in düşünceleri arada garip geldi, Roman'ın tek varoluş amacının
Ebedî RekabetRebecca Ross · Olimpos Yayınları · 20241,246 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Something shifted beneath my feet like moving sand. Things in my chest, around my brain, rearranged. It was like a deck of cards being shuffled. There was before. This was after. ... “Uh, where are we going?” “Home.” “Oh. Um, I didn’t … I have to study tonight.” “Okay.” She didn’t move. Why wasn’t she moving? “Vera, get your stuff.” “But you just said okay.” “Okay, as in you can study at home. Allie sleeps best in her bed. And I want you in mine.” Her cheeks pinkened. It never got old. ... Yep, he was perfect. Funny. Charming. Sexy. This crush was going nowhere fast. ... Bence serinin en iyi kitabıydı. Bir önceki kitabı hiç sevmediğim için beklentisiz ve sırf seri bitsin diye başlamamın da bir artısı olabilir tabii. Vera'nın duygularını çok içselleştirdim, ilk kısımda onun gözünden okuduğum çoğu sahnede gözlerim doldu. Mateo'ya olan ve yıllarca içinde büyüttüğü aşk, hissettiği kimsessizlik çok dokundu bana. İkinci kısım daha çok aşk doluydu. Mateo'nun bir anda Vera'ya olan hislerine sarılması ve aslında kendini geri çektiğini düşünmesi bir tık hızlı olmadı desem yalan olur. Ancak genel olarak hızlı ve çok yormayan bir seri Edens bence. Bütün hikayelerde olaylar hızlı gelişiyor ve derinlere inmeden ilerliyordu. Bu seriyi okuyacaksanız derin duygular, büyük olaylar beklemeden okumalısınız. Genel olarak yazar çabuk okunan bir seri yapmış. Şöyle dönüp bakınca benim için 2,4 ve 6 güzelken 1 ilk okuduğumda hoşuma gitmesine rağmen şu an o kadar sevdiğimi düşünmüyorum. 3 ve 5 hiç sevmedim mesela. Serinin geneli için okuduğuma pişman değilim, bu kitabı iyi ki okumuşum diyorum.
Sable PeakDevney Perry · Devney Perry LLC · 2023417 okunma