Gerçekte sevmek, vermek demektir; verebilmek de öz-duygumuzun olgunluğuna bağlıdır. Bu aynı zamanda sanatçı Joseph Binder tarafından anlatılan tavrın ta kendisidir: "Sanat yaratmak için sanatçının sevebilmesi gerekir- yani bir ödül kazanma kaygısı olmadan vermesi"
Sokrat kendi davasında Atinalı davacılara karşı onların tezlerini ve yasalarını temel alarak tartışmaya çalışsaydı nelerin olabileceğini bir hayal edin. Bütün farkı yaratan, önceden var saydığı düşünceydi: "Atinalılar, size değil Tanrıya boyun eğeceğim." Bu, daha önce gördüğümüz gibi, onun için davranışlarının rehberini kendi içinde bulması demekti.
İnsan olmak, yani gerçek, kendi vücuduna sahip, kanlı canlı bir insan olmak dahi bize güç geliyor; bundan utanıyor, ayıp sayıyor, bildik, genel anlamda insan olmaya çabalıyoruz hep.