Benliğinin en içinde en yüceye ve en iyiye ulaşmanın sonsuz özlemini çeken kadının bu özelliği, Goethe'ye göre bizi gerçek varlığa ve mükemmele yaklaştıracaktır.
İftara yarım saat kala, evlerin içinde sessiz ve sabırsız bir telâş başlardı. Yüzler rûhânîleşip hafifçe solar, her zamankinden daha anlayışlı daha mülâyim olurdu. Hattâ tiryakilerin abus ve kavgacı çehrelerinde bile bir îmânın felsefesi okunurdu.
Çok az zamanın kaldı. Bir dağın tepesine çekilmişsin gibi yaşa onu, çünkü ha orada yaşamışsın, ha burada ne farkeder, nerede yaşarsan yaşa, bu büyük evren kentinde yaşıyorsan. İnsanlar doğaya uygun olarak yaşayan kişiyi gelip görsünler, incelesinler. Ona katlanamazlarsa öldürsünler onu, çünkü onlar gibi yaşamaktansa ölmek daha iyidir.