"İnsanlık tarihi boyunca, her coğrafyada değişmez kurallardan biri de şu olmuştur:
Ne kadar beden yorgunluğu, o kadar az para. Ne kadar beyin yorgunluğu, o kadar çok para."
i "Peki. İnsanın tek dostu cebindeki para mıdır, yoksa paranın namusu olsa elden ele dolaşmazdı mı? Hangisi?"
e "İkisi de. İnsan, yegane dostu cebindeki namussuz para olan talihsiz bir yaratık!"
Ailesinden bir destek göremeyen, eşi tarafından terk edilen, kirasını ödeyemediği evden atılmak üzere olan bir adamın; yani yoksul mu yoksul Eray Eskicioğlu'nun, sadece birkaç yıl içerisinde paraya para demeyen Sosyete Medyumu Cabbar'a nasıl dönüştüğünü anlatır bu kitap.
Belki biraz sert, biraz argo, ama fazlasıyla 'gerçekçi' bir biçimde anlatır...