Arda Uludağ

Arda Uludağ
@uldgarda
Serbest Piyasa Anarşisti
Yahudilerin işçi sınıfını manipüle edip marksizmin temelini atması
Yahudi, işçiye sokulur, onun kaderine acımış görünür. Hatta sefalete isyan eden biri gibi ortaya çıkar. Böylece işçinin güvenini kazanır. Yahudi, işçide hayat şartlarını değiştirmek için şiddetli bir istek uyandırmaya çalışır. Üstün ırka mensup bir insanın kalbinde daima uyuklayan sosyal adalet ihtiyacını ustalıkla tahrik ederek uyandırır. Yahudi sosyal adalet ihtiyacını tahrik ederek harekete geçirdiği işçiyi daha şanslı bir kadere sahip olanlara karşı kin beslemeye davet eder. Bu işi yaparken Yahudi, sosyal düzensizliklerin aleyhine açılmış olan korkunç kavgaya bir felsefi hava ve tavır verir. Böylece Yahudi Marksizmin temellerini atmış olur. Marksizmi, haklı sosyal isteklere gayet sıkı bir şekilde bağlı gibi göstermekle, Yahudi bu felsefenin yayılmasını kolaylaştırır ve hızlandırır. Sosyal fikirler maskesi altında, gerçekten şeytanca ve korkunç niyetler saklanmıştır.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Reklam
Yahudi daima başka milletlerin yolları üzerinde asalak olarak yaşamıştır. Yahudi kendi milleti için daima süt annelik edecek yeni bir toprak arar. Fakat bunun göçebelikle hiçbir alakası yoktur. Çünkü Yahudi, bulunduğu diyarı terk etmeyi hiçbir zaman aklına getirmez. Yerleşmiş olduğu topraklarda kalır. Oraya o kadar yapışır ki, kendisini ancak zor kullanarak kovmak mümkün olur. Yeni bir memlekete yayılması ancak Yahudi'nin hayatı için gerekli şartlar oluşturulduğu zaman gerçekleşir. Yahudi, tam bir asalaktır ve daima öyle kalacaktır. Verimli bir toprak Yahudi'yi davet edince, bakteri gibi, daima oraya yayılır. Yahudi nereye yerleşirse, Yahudi’yi kabul etmiş olan millet, er ya da geç sönüp gider.
Sayfa 115·Kitabı okudu
Yahudiler, sanatta ve medeniyette ucuz birer kopyacıdır
Hiçbir zaman bir Yahudi sanatı görülmemiştir. Bugün de yoktur. Özellikle, güzel sanatların iki kraliçesi mimari ile musiki ve diğer orijinal hiçbir şey Yahudilere borçlu değildir. Sanatta, Yahudi'nin meydana getirdiği şeyler, düşünce hırsızlıklarından ibarettir. Yahudilerin medeniyetleri nasıl ancak bir kopyacı gibi, modelin şeklini bozarak temsil ettiklerini ispat eden şey, özellikle en az icada ihtiyaç duyan sanat, yani dram sanatı ile meşgul olmalarıdır. İşte bu dahi Yahudi, taklitçi bir maymundur. Gerçek büyüklüklere görülen atılım kendisinde yoktur. Yaptığı bu işte bile dahi, yaratıcı değil, basit bir taklitçidir. Kullandığı kurnazlık ve aracılar, icra ettiklerinin hiçliğini gizlemekte başarılı olamazlar. Bu konuda Yahudi basını en basit bir yazarı bile, Yahudi olması şartıyla överek onun imdadına yetişir. Bu işi o kadar ustalıkla yapar ki diğer insanlar kendilerini bir sanatçı karşısında sanırlar. Hayır, Yahudi'de bir medeniyet meydana getirecek ufacık bir yetenek yoktur. Çünkü insanı yüceltecek her olgunluğun ilk şartı olan idealizm Yahudi için bilinmeyen bir şeydir ve daima böyle olmuştur. Yahudi'nin zekâsı, hiçbir zaman Yahudi'ye, yapma işinde yardımcı olmayacak, sadece yıkmaya yarayacaktır. Şurası da kesindir ki, insanlığın bütün ilerleyişi, Yahudi ile değil, Yahudi'ye rağmen meydana gelmiştir.
Sayfa 114·Kitabı okudu
Alt ırk olarak yahudiler
Yahudi, üstün ırk ile en bariz, en açık zıtlığı meydana getirir. … Son iki bin yıl içinde, kabiliyetlerinde ve karakterinde Yahudi milleti kadar çok az değişikliğe uğramış bir başka millet yoktur. Yahudiler kadar, hiçbir millet büyük inkılaplara karışmamıştır. Böyle olmakla beraber, insanlığı en büyük zararlara uğratan her türlü hareketten, Yahudi en az zarar gören olarak çıkmıştır. O her zaman kurnaz olmuştur. …Yahudi hiçbir zaman kendine has bir medeniyetin sahibi durumunda bulunmamış olduğu için, Yahudi’nin fikri çalışmasının temelleri de daima yabancılar tarafından sağlanmıştır.
Sayfa 112·Kitabı okudu
Demokratik idare şekli, yöneticiye sorumluluk yüklemez
Demokratik idare şekli, zekâ sahibi yönetici vasıflı kişilerden meydana gelen bir meclis oluşturmayı hiçbir zaman düşünmez. Daha çok basit kişilerden kurulu bir "siyasi oyuncular" grubunu oluşturmaya kalkar. Bu meclisi bilinen bir yöne sürüklemek, o meclisi oluşturan elemanların sınırlı düşüncelere sahip olmalarından ibarettir. Bir parti politikası ancak bu şekilde icra edilebilir. Böylece ipleri elinde tutan adam sorumlulukları omuzlarında taşımaya ihtiyaç duymadan, tedbirli bir şekilde perde arkasında kalmanın yolunu bulur. Böylece, millet için her korkunç karar herkesçe tanınan ahlaksız bir herifin hesabına kaydedilemez. Aksine bütün günah partinin omuzlarına yüklenir. Sonuç olarak uygulamada her türlü sorumluluk ortadan kalkar. Çünkü sorumluluk, belirli bir kişiye yüklenirse, gevezelerden oluşan meclis grubu sorumluluktan kurtulur. Bunun için meclis usulü her şeyden önce açıkça hareket etmekten korkan sinsi ruhlu kişilerin hoşuna gider. Sorumluluk zevkine sahip dürüst herkes bundan daima nefret eder.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Reklam