Bu inceleme yazısını okuyan, Unutulmuş Diyarlar Evrenini ve Drizzt Do’Urden’i seven pek sevgili okurlar bana çok kızacaklar ama şunu söylemeden geçmek istemiyorum, Artemis Entreri benim bu evrendeki yeni epik kahramanım.
Peki, onu Drizzt Do’Urden’in de ötesine koyacak ne var? Drizzt'in ezeli rakibi, ebedi düşmanı Entreriyi bu kadar özel kılan nedir?
Bilinmezlik, anlaşılmazlık, korkunç bir özgüven ve bu karakterin müthiş yeteneği, onu belkide fearunun en büyük savaşçısı yapıyor. Hayır hayır, girdiği savaşlardan, biçtiği düşmanlardan, öldürdüğü epik canavarlardan bahsetmiyorum.
Onun savaşı kendisiyle. Girdiği bu savaşta öyle karmaşık hamleler, öyle akıl oyunları ve dışarıdan etkiler var ki, başkası olsa çeker kılıcı, "yeminimi bozdum ülenn" diye bağırır.
O, bağırmıyor. Sessizliği en keskin kılıçtan daha öldürücü bir silah olarak kullanıyor. Müthiş.
Kitaba dönelim artık sizi daha fazla sıkmadan;
Kahramanlarımız Entreri ve Jarlaxle açılışta kendilerini içinden çıkamayacakları bir savaşta bulup bu savaş neticesinde bazı konularda bilgi sahibi oluyorlar. Bu bilgiyle ne yapacaklarını bilemeden "hadi üç beş para yapalım, biraz da şan şöhret kazanırız belki" diyerek yola çıkıp yeni maceralara atılıyorlar.
Kader o ki, yolları başka savaşçılarla birlikte omuz omuza savaşacakları, bir çok yara alacakları, fiziksel ve ruhsal kayıplar yaşayacakları, kendilerini bulacakları ve özüne dönecekleri bir maceranın içinde buluyorlar kendilerini.
--- Azıcık SPOILER olabilir ---
Kiralık katil Entreri, buz gibi bir soğuk kanlılıkla insan öldürürken nasıl oluyor da duygularına yenik düşebiliyor. Nasıl oluyor da merhamet, sevgi, sadakat gibi duygular hissedip, hayatını yanlız yaşayıp sürdürürken dostluk, bağlılık, yardım gibi kavramları keşfedebiliyor. Aşkı nasıl kucaklayıp, bedensel