Ülkücü sever,
Dava gibi sever,
Baba gibi sever,
Adam gibi sever,
En sevdiği, kavgası olur yâri..”

*Kitap bu ay içinde (Mayıs 2018) çıktı. Dolayısıyla çok yeni.

*Sabahattin Önkibar, gençliğinde ülkücü gençlik hareketlerinde yöneticilik yapmış, daha sonra gazeteciliğe başlamış ve milliyetçi olarak tanımlanan gruplar hakkında çalışmıştır, halen Aydınlık Gazetesi'nde yazmaktadır. Hem 90'ların hem bugünkü ülkücü yöneticilerini çoğunlukla yakından tanır. Kitabı okumak istememin sebebi de aslında bu yakınlıktır.

*Geçen sene yazarın yayınladığı "Devlet Bahçeli ve Ülkücüler Hakkında Her Şey" isimli kitabı, yayınlandıktan iki gün sonra mahkeme kararıyla toplatılmıştır. Toplatılmış kitaptan sonra yayınladığı bu kitap, bana göre daha sadeleştirilmiş ve yumuşak hale getirilmiş başka bir versiyondur. Yazar, iki kitabın farklı konularda olduğunu iddia ediyor olsa da cümleler farklı fakat anlam aynıdır.

*Kitap beş bölüm olarak düzenlenmiş, fakat ben 3 bölüme ayrılabileceğini düşünüyorum; ilk bölüm aslında kitabın ismiyle daha uyumlu ve bugüne daha yakın olan bölümdür. Özetle AKP-MHP ittifakını, sebeplerini, sonuçlarını ve bu konudaki (haklı) eleştirilerini yapar.
İkinci bölüm (kitabın 2-3-4. bölümleri) özetle ülkücü camianın, ki Atsızcılar, MHP, BBP, İyi Parti gibi fraksiyonlara ayrılmıştır, 1960-2000 arasındaki ümmetçi-muhafazakar-islamcı camia ile yaptığı ortaklıkları kısaca anlatır. Akademik tarih diliyle olmadığı için sıkıcı bir tarih anlatımından ziyade, eleştirel bir bakış gösterir.
Son bölüm ise özellikle Devlet Bahçeli'nin kişiliği ve bugünkü MHP yönetiminin sorunlarını kapsar.

*Ülkücü gruplarla ilgili güzel,rahat okunabilecek bir kitap olmuş. İlgilenenler için absürt iddiaları olmayan bir eleştiri olarak okunabilir.

Nice yaşlara...
"Kars 'ta bir ışık gibi, Işınsu hayatımıza doğdu..." diyordu annesi, Emine Işınsu bu dünyaya Türk'ü sevmek için geldiğinde. İnândığın üzere, bu dünyaya yazmak için gelmişsin. Türk milliyetçiliğinin sağlam kalemlerinden, Ülkücü Hanımlar Derneği kurucusu, kadın hâysiyetini ve haklarını dâima savunmuş büyük değerimiz, bugün 80 yaşına girdin. Ömrün uzun olsun...

arifsahin, bir alıntı ekledi.
12 May 11:13 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Yok öyle ülkücü değil :)
"Tüm insanlar 'ülkücüdürler' ve fiziksel doyumla elde ettiklerinin ötesinde bir şey için uğraşmaktadırlar. İnsan anlığının en üstün, ama en şeytanca dışlaştırmaları, bedenin değil ruhunun bu 'ülkücülüğünün' anlatımlarıdır."

Kendini Savunan İnsan, Erich FrommKendini Savunan İnsan, Erich Fromm
Buket TIMAÇ SAYAR, bir alıntı ekledi.
09 May 10:13 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Onlar ne sağcı, ne solcu, ne ülkücü, ne sanatçı, ne de...ne de. Yanlışlıkla bir şey olmuşlar. Ayaklarının kokusunda bile bu şey var. Sıradanlık, ödleklik, kötülük mayasıyla doldurulmuş topluluklar. Onlar için komik bi duyguyu ifade etmek bile çok zor. Önlerinde ne varsa onla savaşıyorlar. Seçmiyorlar, düşünmüyorlar, elemiyorlar, sevmiyorlar, görmüyorlar. Sadece yalan ve yavan olanı estetize ediyorlar. Temkinli hayaller kuruyorlar. Buna gerçekçilik ismini takmışlar. Ama rengi bozuk bi sürahi kadar gerçekler. Varlığı dışında hiç bi anlam taşımayan boş vitrin sürahileri..

Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli, Umay Umay (Sayfa 50)Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli, Umay Umay (Sayfa 50)

Bozkurt Efsanesinden Adana'da doğan Üç Hilal'e, Ülkücü hareketin öncü isimlerinden Ülkücü Şehitlere kadar Ülkücülük tarihinin aktarıldığı en güzel tarihi kitaplardan biri. Ülkücü gençliğin bilmesi gereken bilgilerin bulunduğu, okurken birçok cümlenin altının çizilceği önemli ve güzel bilgilerin bulunduğu kitap. Türkçülük günün doğuşu ,Atsız ile Türkeş'in yol ayrımı, Turancılık ve daha nicesi bence okunmaya değer kitaplardan biri. Her ne kadar Tarih kitapları sıkıcı olarak adlandırılsada bence en zevkli okunan kitaplar ve o kitaplardan biride bu kitap.

Mehmet Y., Sessiz Ev'i inceledi.
05 May 14:46 · Kitabı okudu · 5 günde · 8/10 puan

Sessiz Ev bitti ve böylece Orhan Pamuk'un bütün romanlarını okumuş oldum. Sessiz Ev, Pamuk'un gençlik yılları romanı. yirmili yaşlarının sonlarında yazmış. Zaten sonrasında kat ettiği mesafe görülünce bu romanın ilk dönem romanı olduğu daha iyi anlaşılıyor.

Pamuk, postmodern anlatıyı ta o zamanlarda benimsemiş görünüyor. Bütün bir olaylar örgüsü, farklı kişilerin ağzından anlatılıyor. Babaannelerinin evine ziyarete gelen üç kardeş ile kasabadaki birkaç kişinin öyküsü var kitapta. Pamuk'un sonrasında ortaya çıkacak olan o uzun, upuzun cümleler alışkanlığı bu romanda yok. Daha klasik bir roman gibi.

Hadiseler ta yüzyılın başında başlıyor ve birkaç kuşak devam edip, 12 Eylül öncesine kadar devam ediyor. Bu arada eleştireceğim bir konu şu, roman kahramanlarından ülkücü olanlar, cahil, soyguncu, baskıcı, kaba saba ve nihayetinde katil olarak resmedilirken, devrimci olan ise masum, mazlum ve haklı olarak ortaya konuluyor. Oysa, her iki hareketin içinde de birbirinden farklı karakterde, iyilik ya da kötülükte şahıslar vardı...

Batuhan kavak, bir alıntı ekledi.
04 May 20:17 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Milli şuur uyanık olunca başıbozuktan kurmay, vatan haininden profesör, hekimden dilci, cahilden müverrih, yabancıdan vekil, serseriden ülkücü çıkmaz.

Türk Ülküsü, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 71)Türk Ülküsü, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 71)