"... aşkın bir tek kanıtı vardır; o da âşığın yüreğinde yanan ateştir. O ateş yandığı sürece zihin ve beden aşkın esiri haline gelir. O ateşin kavurduğu benlik, sevgiliye kavuşmak için ölüm dahil her türlü fedakarlığı göze alır, aşk da böylece hakikat olur. Aksi takdirde, yaşanan aşk değil şu denizden esen yel gibi hoş bir andır, gökyüzünü kaplayan şu ışıklı karanlık gibi geçici bir hevestir, içtiğimiz kırmızı şarabın zihnimizde yarattığı şu tatlı duygu gibi bir sarhoşluktur."
Aşktan daha güçlü bir inanç yoktur. Ne kadar büyük hayal kırıklıkları yaşarsak yaşalım eğer benliğimiz gerçek aşk tarafından ele geçirilmişse, o yakıcı duygu bizi asla terk etmez.
"Ve tanrıların en sevdiği kullar âşıklardır. Çünkü âşıkların yürekleri inanç, akılları tutku, ruhları masumiyetle yıkanmıştır. Bir delilerde vardır bu saflık bir de sevdalılarda."