23 yaşım, 24 yaşım… Siz bana sadece yılların geçmesini değil, kendimi bulmayı öğrettiniz. Kelimelerle konuşmayı, duygularımı yazıya dökmeyi ve yazar olma yolunda yürümeyi gösterdiniz. Her acımda, her sevincimde bir cümle doğdu. Her yaş bana ayrı bir hikâye bıraktı. Teşekkür ederim 23 ve 24… Bana kalemimi ve kendi hikâyemi yazmayı öğrettiniz. Hoş geldin 25 yaş… Umarım yeni umutlar, yeni hayaller ve daha güzel hikâyeler getirirsin. Yakup Köstekçi
1000Kitap
Esaretin Bedeli - 1994
Sevgili Red, Bu mektubu okuyorsan özgürlüğüne kavuşmuşsun demektir. Buraya kadar geldiysen, belki biraz daha yol almaya da hazırsındır. Sana bahsettiğim kasabanın adını hatırlıyorsun değil mi? Orada kurmak istediğim hayat için yanımda güvenilir bir adama ihtiyacım var. Seni bekliyor olacağım; satranç tahtası da hazır olacak. Unutma Red: umut iyi bir şeydir. Belki de en iyi şeydir. İyi olan bir şey asla ölmez. Bu mektubun sana ulaşmasını umuyorum. Umarım seni bulur. Dostun, Andy.
Film
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yatmadan önce yapılacaklar; wp'den yanlışlıkla birine mesaj attım mı kontrol et, instagram'da yanlıslıkla hıkaye paylastım mı kontrol et, sonra yatıs:)) umarım tek değilmdr🥺🥲
Alıntı
"Hiçbir şey hakkında, 'Ben bunu yarın mutlaka yapacağım' deme. Ancak, 'Allah dilerse' (inşâallah) de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve 'Umarım ki Rabbim, beni bundan daha doğru olana iletir' de."
Alıntı

Sanatsepet

@Sanatsepettt
·
Başıma ne geldiyse "yarın yaparım" dememle oldu. Kendimi bazen pataklayasım geliyor.
Alıntı
Sevebildiğim kadar çok insanı sevmem gerektiğini biliyorum. Sanki bazı insanları çok eskilerden beri seviyor gibiyim. Dinleyebilirsem, dinleme erdemi gösterirsem herkesin birçok hikâyesinin olduğunu anlıyorum. Çok konuşanın çok hikâyesi olmuyor. Çok hikâyesi olanın da çok konuşması gereksizlik. Umarım yazdıklarım konuşmaya sayılmaz! Asıl diyeceğimi diyemedim bir türlü. Kalsın. Çok okumak değil okuduklarımızdan anlam çıkarmanın olduğu yerdeyim. Bir gülüşten, bir çiçekten, yağmurdan, yazılanlardan, susmalardan, sarılmalardan, tınıdan, hissedişten, su birikintisinden… Tekrar başa döneyim. Tebessümün sadaka olması. Gülüşünde çiçek yetiştirecek bahçıvan… Yüzünü dökerek sarılacaksan, gülümseyerek uçurumdan at beni! Gülüşünü esirgeme benden!
Umarım...