Öcalan, Mahir Çayan'ın kitaplarını ve yazılarını okur ve çevresindekilere "Mahir Çayan ile Deniz Gezmiş'in gerilla yöntemlerini birleştirmek gerektiğini"söylerdi.
Aradan yıllar geçecek PKK'nın Almanya'da yayınlanan "Berxwedan" adlı gazetesinde PKK'nın Çayan'ın liderliğindeki THKP-C örgütünün devamı olduğu ileri sürülecekti.
Yönetimi ele alan Millik Birlik Komitesi, "Şeyh Sait'in oğlunun DP yöneticileri tarafından Rus yapısı ciple Doğu illerinde propaganda yaptığı"kanısındaydı.
Bu haberin gazetede yayınından bir gün sonra aralarında Şeyh Sait'in oğulları Ali Rıza, Gıyasettin, Selahattin ve Ahmet Fırat'ın da bulunduğu 485 ağa gözaltına alınıyordu.
Ağalar, beş ay sonra Sivas'ta tutulduktan sonra sürgün yerlerine gönderildiler. Daha sonra çıkarılan bir yasa ile eski yerlerine döndüler.
Abdullah Öcalan: Ankara'da Tapu Kadastro Lisesi'nde okurken Maltepe cami de namazlara gider, snti-komünist yazarların konferanslarına katılırdı.
Öcalan, lisede öğrencilik yıllarında milliyetçi ve muhafazakar bir öğrenciydi.
Kızıldere olayları ile Deniz Gezmiş ve iki arkadaşının idam cezalarının infazlarını önlemek için yapılan gösteriye katılmıştı.