Gülcan C.

Gülcan C.
Serius est quam cogitas
“Kimimiz inzivâya çekilmek için uzaklara gideriz, kimimiz kendi içimize.”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Birgün Temuçin’i Bergutai, ki Geraltuk lakabını almıştı, esir aldı ve kaçamasın diye boynuna, dişli halkalar vurdurdu. Esareti zamanında Temuçin’e, ihtiyar bir kadın bakar ve saçlarını tarardı.”
Cengiz Han
“Bu çocuğun sağ avucunda pelteleşmiş (pıhtılaşmış) kan tutarak dünyaya geldiği hikaye olunuyor. “
“Moğol, Türk ve Tatar kavimlerinin inanışları, Asya’da göçebe halinde dolaşan diğer kavim inanışlarından pek de farklı değildi. Ulvi bir varlığa inanarak buna Tengri-tanrı derlerdi. Güneşe, aya, dağlara, ırmaklara ve tabiata taparlardı.”
“Her ihtiyaçlarını sürüleri temin ediyordu; hayvanlarının derilerinden kendilerine elbise; yünlerinden ve kıllarından keçe, kilim, urgan ve iplik; kemiklerinden ok uçları yapıyorlar; kurumuş terslerini7 kumsal ovalarda yakıyorlardı; bargir ve sığır derilerinden tulumlar; bir tür koç olan “artaç” adında hayvanın boynuzlarından içki kadehleri yapıyorlardı. Bu millet, hayvanları doyurmak için sürekli oradan oraya dolaşmak, otlaklar, meralar aramak mecburiyetinde idi.”