Kibir Beyefendi, eskimekten daha fenadır. Karınız, çocuklarınız, metresiniz, çalışanlarınız size korkuyla karışık bir saygı, göstermeye ürktükleri bir sevgi besliyorlar sanıyorsunuz ya, onun adı buz gibi nefret. Açık sözlü olmak gerekirse tiksinti. Bir tek siz görüyorsunuz o altın kalbi. O da bir yanılgı. Kalbiniz öfke, korku, endişeyle birlikte yap bağlı. Hepsi bu. Hayat geldi geçti beyefendi... siz anlamadan bitti!
Genç kızlık düşleri yasaklanmalı. Daha ortaya çıkmadan engel olunmalı o kendini aldatma haline. Birileri söylemeli gerçeği. “Hayat kepaze bir şeydir ve aşk acısı acıların en hafifidir.”
İnsan, insanın ilacıdır. Başka bir dünyada, başka bir ülkede, başka bir şehirde, başka bir sokakta, başka bir evde insan insanın ilacıdır. İyi gelir yan yana durmak. Hep bir arada. Hiç yıkılmayacakmış gibi. Hep sonsuzmuş gibi, orada, kadim. Bir arada. Beraber ve mutlu. Kim bilir, kim bilebilir sıradan bir ailede büyümenin verdiği o dünyalara sığmaz güveni......
İnsanın herkesin nefretle bakmasına yol açan bir engeli, özrü kabahati varsa ilk öğrendiği şey şakacı olmak. Hep neşe, eğlence, hep espri, komiklik halleri. Binbir çeşit engel, özür, kabahat var. Şişman olmak en affedilmez olanı.