Hangimizin cennete gideceğini de ne kadar iyi kalpli olduğumuz belirler gibi geliyor bana. Rüşvetin yolsuzluğun en büyüğünü yapıp hacda gezenlerden önceliği olur cennette iyilerin.
Türk eğitim sistemi falan diyorlar ya geçin, sistem mistem yok ortada.
Mesai bitince arkasına bakmadan okuldan kaçan, yazın üç ay okula uğramayan, dışarıdan özel dersten ne kazanırım derdinde bir güruh.
İçimizdeki girişimcilik ruhunu, motivasyonu, hayata bir şeyler katma isteğini, ülke sevgisini kaybetmişiz.
Bir ana haber bülteninde görmüştüm. Güneydoğunun bir köyünde bir öğretmen şivesinden belli ki kendisi de güneydoğulu güleryüzlü bir genç. Hiç çekinmesen anlatıyor:
"Müfredat müfredat derken baktım çocuklar sıkılıyor. Ne yapayım da bu çocuklara okulu sevdireyim diye düşündüm. En iyisi gerçek hayata çocuklarımı alıştırmalı dedim. Bir gün fark ettim ki öğrencilerimin çoğu çilek görmemiş, yememiş. Bursadaki bir tarım şirketine yazı yazdım, durumu anlattım. Hiç ücret almadan bana birçok çilek fidesi yolladılar. Tabiat bilgisi dersini sınıfta yapmak yerine çıktık dışarı, okulun bahçesinin dip taraflarını çapalayıp çilek diktik. Sonra gittik her çocuğun evinin bahçesine bir fide çilek diktik, çocuklar da ailelerine "çilek nasıl yetiştirilir nasıl çoğaltılır" diye eğitim verdi. İki yılda köyün her yeri çilek oldu herkes çileğe doydu. En güzeli şehrin pazarında satıp gelir elde eden çok aile var. Bana hep dua ederler. "
Böyle olur öğretmen dediğin.
Böyle olur girişimci dediğin.
"Çalışsam da aynı maaş çalışmasam da" deyip okuldan kaçan öğretmenden adam olmaz.