Adam o an baktığı şeyin ne olduğunu düşünürken, aslında o şeyin, zaten bildikleri içinde hangi şey olduğunu bulmaya çalışıyor, bu yüzden yeni hiçbir şey öğrenemese bile, ilmini ziyadesiyle artırıyordu.
Mektepli kumandan matbaada basılmış bir kutsal kitap kadar sabit, alaylı Kral ise üstünde hesaplar yapılan bir karatahta kadar değişken ve her an yeniydi ve belki Ademoğlunun, olmayana ergi ile ere ere ermiş olmuş haliydi. Sanki biri ıstampa, diğeri kalemdi.