gelecekteki kendime not olsun diye yazıcam malum burayı kişisel günlüğün gibi kullanıyorum :) Bugun mezuniyetim vardı artık resmi olarak mezun oldum ve önümde beni nelerin beklediğini merak etmekten başka yapabileceğim hiçbir şey yok. Tatlı bir merak bu. Umarım gelecekteki Zeynep istediği yerlerdedir ve Pdr okuyordur, kaç yıl deneyeceğim hiç umrumda değil yeter ki yolun sonu oraya çıksın. Her neyse sonuç olarak artık aklı beş karış havada liseli bir genç kız değilim :(
Duygu ve Düşünce
O küsmüş Bu darılmış Su mesafe koymuş inan hiç umrumda değil Taşın çiçek açmadığını suyu boşa harcayınca anlıyor insan
Reklam
uzun zaman sonra buraya ilk defa giriyorum hic ozlememisim umrumda da degil ama her sanal ortama tekrar girdigimde aklimda cok uzucu seyler canlaniyor hicbir sey de hatirlamak istemiyorum burasi benim icin belki bir eglence belki bir siginakti bilmiyorum ama ben burdan cok degerli iki varligimi aldim ve yoluma devam ediyorum bazi seyler hic olmasaydi o iki kisiyi hiz kazanamicaktim hep olan seyler de hayirlisini istemistim gercekten de hayirlisinin boyle olduguna cani gonulden inaniyorum ha bu arada eskilerden kimse kalmadi mi ya 🥺
Ayın kaçı olduğu hangi günde olduğumuz saatin kaç olduğu o kadar umrumda değilki
Elinden geleni yaptıysan, Elinden giden umrumda olmasın.🍀
Duygu ve Düşünce
İlkokula başlamıştım ve okuldan nefret ediyordum. Okul servisinin ön kapısından girip arka kapıdan kaçıyor ve eve gidiyordum :) Derken üç arkadaş bir eve saklandık karar kesindi: "O gün okula gidilmeyecekti . " Şoför fark edip onları almadan gitmem demiş ve her yerde aranıyoruz. Halam bizi buldu. Bağıra çağıra servise bindik ve ben yine arka kapıdan kaçtım servis beni almadan gitti . Zafer benimdi başarmıştım . Halamda köşede beni izliyormuş . Yine yakalanmıştım . Kulağımdan çeke çeke eve kadar getirdi bağırdı çağırdı ve beni odaya kilitledi. " Akşama kadar yemek yok. Aç kal da aklın başına gelsin " dedi. "Yemem ölsem de okula gitmem " dedim . Ve odada saatlerce ağladım . Çok acıkmıştım. Ortalık sakinleşince kapıya zorladım ama açamadım . Derken kapı açıldı . Elinde makarna tabağıyla dedem ❤ Gurur yaptım . -Dede halam görürse sana da kızar yemem dedim. - Sen yemezsen ben de aç kalırım hasta olurum kızım ye deyince yedim . Sonra okuldaki öğrencilerin çok yaramaz olduğunu başımı ağrıttığını bana zarar verdiklerini öğretmenin bir cünleyi elli kere tekrar ettiğini benimse çok sıkıldığımı anlattım. Gülümseyerek dinledi. Kitaplar kızım dedi Onları seversin ...... - Teşekkür ederim dedem. Babam buzağı gütmeye gönderiyordu. Çobanlık çok sıkıcıydı. Ben sevmiyordum. Ben çoban olmam bana ne deyip çocukça gurur yapıyordum. Aslına bakarsanız çok çok korkuyordum. Derken yine bir gün kavga gürültü aldım buzağıları gittim. Aliç diye bir tarlamız var . Mısır ekmişler bizimkiler onun altındaki çayırdayım. Tarlamızın yukarısında da Ören Tepe tarlamız var . Ve oradan benim olduğum yer rahat gözüküyor. Neyse mısır tarlasının yanındayım . En hafif rüzgarda mısır yaprakları birbirini çarptıkça domuz geliyor diye korkuyorum. Sonra dayanamadım başladım ağlamaya . Derken ses duydum : - Kumru
Reklam
Reklam