• 416 syf.
    ·4 günde·7/10
    Herkese selam..
    David Baldacci'nin yazmış olduğu Umuda Uyandığım Gün kitabını yorumlayacağım bugün. Okumaya başladığımda kesin sıkıcı bir kitap nasıl bitecek diye düşünüyordum. İlk 100 sayfadan sonrası baya hareketli. Akıcı bir kitap sıkılmadan okunur. Konusuna gelecek olursak işi yüzünden karısına ve çocuklarına zaman ayıramayan bir baba ve onun yaşamı. Karısının ölümü üzerine tüm hayatı değişiyor. Çok harika bir kitap olmasa da alıp okunur tercih size kalmış, ben beğendim. Iyi akşamlar dilerim.
    .
    .
    .
    Alıntılar;
    Yaşamanın ölmekten daha zor olduğunu düşünüyordu.
    .
    Ne yaparsan yap, ne kadar çaba sarf edersen et, hayat bazen hiç mi hiç adil olmuyor.
    .
    Geçmişe saygı duymalısın. Geçmişini unutmamalısın. Ama geçmişe takılı kalarak da yaşamayamazsın.
  • 416 syf.
    ·31 günde·Puan vermedi
    #okudumbitti
    Ben bir kitapı anlayarak okumayı seviyorum...
    Yanı bir kitapı bir iki günde #OKU'mayı sevmiyorum.
    Tabiri caizce sindire sindire okumayı seviyorum.
    Kitapı markette görüp sadece kapağı için "tamam bu kitapı alıyorum." Dedim. Sanırım kapakta ilgimi çeken Deniz feneri ve ismiydi.
    Bu kitapı okurken hep sıcak çikolata içiyordum.
    Bunun nedeni sizi saracak olan hikayenin sıcacık sarması sanırım.
    *
    Jack Armstrong otuzlarında,evli, üç çocuk babası genç bir adam. Hayatının bir kısmını orduda,bir kısmını inşaat işinde çalışarak geçirir. Haliyle çok sevdiği eşi Lizzie’e ve üç çocuğunu fazla vakit ayırmaz.
    Çoğumuzun düşündüğü gibi “daha vakit var” der. Ama ne yazık ki vakti kalmaz,Jack ölümcül bir hastalığa yakalanır. Üstelik son zamanlarını yataktan dahi kalkamayacak kadar kötü durumda geçirmesine neden olacak bir hastalığa…Jack'in tek isteği Noel de ailesinin yanında olmak. O bunları yaşarken üç çocuğunu tanımaya başlıyoruz. 16 yaşındaki Mikki ki kitap okurken çok sinir oldum. Sinirlenmemin nedeni başlarına gelen bütün olumsuzlardan babası Jack'i sorumlu tutması.
    Acaba diyorum ergenliğimde bende Mikki kadar asi miydim? Eğer öyleysem şimdiden özür dilerim.
    Şükür kı sonunda anladı Mikki tabi ki de sadece Mikki'ye sinir olmadım.
    Bonnie vardı kı Lizzie'nin annesi resmen saçlarımı yolabilirdim sinirden! *
    Bu kitap bana zamanın ne kadar değerli olduğunu anlattı bir kez daha...
    zamanımızın ve ailemizin kıymetini geç olmadan bilmeliyiz...