Rengine esir bir hayat geçti o gözlerinin önünden. Kibirle yüz çevirdin de bin pişmanlıkla kavruluyorsun bugün. Oysa çatık kaşlarının arasındaki o incecik çizgide bile gül bahçesi hayali kuran bir masum kalpti kırdığın. Anne özlemini unutturacak kadar samimiydi sana gelişleri. Nasıl da esip geçtin ikinizin yeni yeni tomurcuklanmış nefes alışları üzerinden. Şimdi sen ona baktıkça kurumaya yüz tutmuş yapraklar gibi dökülür af dileme cümleleri. Senden geliyor diye avucunu açmış dökülmesin yere sevgilinin göz yaşlarında yıkanmış sözleri, ama ne acı ki yeşeriyor parmak uçlarında dikenli dikenli yapraklarıyla...