Mehmet Ali

Mehmet Ali
@umutdenizz
Kesinlikle
Kıyafet insanı elbette ki kral yapamaz ama kralı pek âlâ gizleyebilir.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·168 syf.··
2017 94. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2017 11:50
(Bakara suresi 30 ):Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. (Melekler): "A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" dediler. (Rabb'in): "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi. Bu ayetler hep düşündürmüştür beni. Çünkü o meleklerin sorduklarını ben de soruyorum. Bu soruyu bir insan olarak soruyorum üstelik. Bu sorulara daha fazla soru ekleyerek soruyorum. " Bu dünyada iyilik ve düzen istiyorsa Rabbim neden müdehale etmiyor? Bunca tecavüz, katillik, taciz, acımasızlık,savaş,terör,haksızlık,açlık,safalet...vs varken neden müdehale etmiyor?" Eminim ki bu soruları benim gibi birçok kişi sormuştur.Hatta ulaştığı sonuç belki de yaratanı inkardır.Hatta ve hatta " Bu dünyada yaşanılmaz o halde en iyisi ölüm." diyerek kendini infaz da olabilir. Peki Rabb (Tanrı) müdehale etseydi acaba biz insanlar bu durumdan memnun kalabilecek miydik? Bu sefer de seçim hakkı tanımadığı için sorgulamaz mıydık? Tanrı' ya inanmayan bir kişi bile böyle bir müdehaleden hoşlanmazdı zannımca. İnsanı insan yapan seçimleridir. İyi ya da kötü... Yanlış ya da doğru... Önemli olan kendi karar vermiş olması. İnsanı hayvan ve melekten ayıran şey yaptığı bir hareketinde kendi güdülerinden çok iradesini kullanmasıdır. İnsanı hayvandan daha aşağı ya da meleklerden daha üstün kılan şey bu iradedir işte. Dünyaya hiçbir hayvan insanların verdiği zararı vermemiştir. Aslında dünyanın imtihanı insanladır. İnsan öyle bencil,öyle acımasız, öyle vahşidir ki hayvanlar daha üstündür böylelerine göre. Hiçbir hayvan bir hayvan sürüsünü bombalamaz, onlar üzerinde acımasız deneyler yapmaz, burası benim alanım diye hiçbir sürüyü katletmez, herşey benim hizmetimde demez. Fakat insan,bir
Hukuk
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma
7/10
·168 syf.·
Beğendi
·
2018 12. kitabı
Bolca sürpriz kaçıran vardır! Kitaplar, özellikle kaliteli kitaplar, denize atılmış bir olta gibi gelir bana bazen. Misinasının ucunda birden farklı yem, hepsi farklı balıkları çekecek şekilde. Her kitap yapmaz/yapamaz bunu ama; bazıları tam da böyle hissettirir. İşte bu kitap da öyle bir kitap. Düşünce denizine atılmış bir olta, ucundaki çeşitli konularla.. Şimdi ben, "Mütevazı Yorumcunuz", size bu kitapta beni çeken ve eski ve yeni bildiklerimle, gördüklerimle ve deneyimlediklerimle bazı şeyleri yeniden düşünmemi, değerlendirmemi sağlayan bir konudan bahsetmek istiyorum: Suçluların ıslahı. Kitabın konusundan kısaca bahsedecek olursam, (konuyu bilmeyenler için kısa bir özet), suç dolu bir distopya düşünün. Her yerde şiddet var, tecavüz var. Can ve mal güvenliği yok, insanların bazıları fütursuzca cesur bazıları evlerinden çıkamayacak kadar korkak. Böyle bir ortamda; şiddetin, tecavüzün, hırsızlığın bin bir çeşidiyle insanlara zulmeden henüz 15 yaşında, küçük bir çete sahibi, Alex isminde birisini düşünün. Bu Alex, fütursuzca cesur olanlardan. Kitabın ilk bölümü bunu anlatıyor. İkinci bölümde, Alex'in yakalanarak hapse atılması ve orada, devletin suçluları ıslah etme amacıyla oluşturduğu deneysel bir tedaviye katılması anlatılıyor. Üçüncü ve son kısımda ise, tedaviden sonra yeniden topluma salınması ve başına gelenlerden bahsediliyor. Benim, alacalı bir balık olarak, bu kitapta en dikkatimi çeken yem, suçluların ıslahında bilimsel deneylerin kullanılması ve bu deneyin sonucunda insanların iyiliği seçmek zorunda kalıp, hür iradelerini şiddet için kullanamamaları. Acaba böyle bir şey olmalı mı? Olmalı mıydı? Ya da hiç olmaması daha mı iyi? Hem bir kadın hem de bir hukukçu olarak; şiddetin ne mertebelere ulaşabileceğini, özellikle erkeklerin (lütfen bunu
Edebiyat
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2017 48. kitabı
Okumama bir şiir arası vermişken başladım Özdemir Asaf ile... Şiir güzeldir her mısrasında alıp götürür seni ama zordur da anlatması şiiri... O yüzden yine şairin dediği gibi; Bir şiir bir geceye değer, Bir şiir bir uykuya değer, ... Diyerek okuduğum kitabın sonuna geliyorum, Şiir iyidir dinginlik verir, dinlendirir. Okudukça okuyası gelir insanın... Sizde de bu hislerin oluşması dileği ile hayırlı geceler diyorum...
Edebiyat
Dokuza Kadar OnÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 202326bin okunma
10/10
·112 syf.··
2017 76. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2017 14:45
''ÖNCE'' şiirinin bir mısrasında şöyle diyor,Özdemir Asaf; ''Kent dayanıyor bahçenin duvarlarına, Yeni bahçeler çiz, gözlerinin kuşlarına'' Bu Türk Mimarisinde öne çıkan bir detayı getirdi aklıma. Selimiye Camisi,Topkapı Sarayı,Anıtkabir ve daha bir çok cami, medrese, han, ev, köprü, kütüphane, türbe, kilise ve sinagogların duvarlarında çok sayıda örnekleri görülen kuş evleri. Hayvan sevgisinin mimarimizde görülen en belirgin özelliklerinden biri bu. Düşününce ne naif,ne güzel kuşlar için duvarlara bir de kuş evi yapmak. Neden mi Özdemir Asaf'tan bahsederken konuyu buraya getirdim? Çünkü onu başka bir şekilde anlatacak kelimem yok.Bir kelimeye bin anlam yükleyen birini kolayca anlatmak ne mümkün... Şiiri bir mimari olarak düşündüğüm takdirde Özdemir Asaf'ın yeri kuş evi oluveriyor bende... En az onun kadar naif,güzel,ince şiirleri.
Edebiyat
Dokuza Kadar OnÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 202326bin okunma