Kureyş’ten inanmayanlar Yahudilere gidip “Hz. Musa mucize göstermemiş mi?” diye soruyorlar. Onlar, göstermiştir diyorlar ve mucizelerinden örnekler anlatıyorlar. Bir de Hıristiyanlardan soruyorlar: Hz. İsa’nın mucizeleri yok muydu diye. Onlar vardı deyip örneklerle anlatıyorlar. Bu sefer Hz. Muhammed’edönüp ondan mucize talebinde bulunuyorlar. Bunun üzerine gelen cevap mahiyetindeki ayette şöyle deniliyor: “Gerçekten göklerin ve yerin yaratılışında, geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, aklını ve gönlünü işletenler için çok ibretler vardır.”Soruya verilen yanıt ilginç. Onlar mucize istiyorlar; ama Hz.Muhammed tanrının varlığını ispatlamaya çalışıyor. Tanrının varlığı senin peygamber olduğunu kanıtlamaz ki. Bir kere onların şüphesi senin peygamber olmanda. Onlar zaten Allah’a inanırlardı. Bunu yukarıda özel bir başlık altında kanıtlarıyla anlattım. Bu şuna benzer: Diyelim ki kimi fizikçi, kimyacı, matematikçi vs kalkıp branşlarıyla ilgili kanunları anlatıp sonunda da kim bu dengeyi kurdu deyip, buna karşı toplum için çok zararlı bir idare biçimi ortaya atıp biz tanrıdan geliyoruz diyorlarsa onlara inanmak mı gerekir? Yani, madem Allah’ın varlığını ispat ediyorlar, o zaman bunlar ne gibi bir siyasi projeyle gelirlerse gelsinler artık bunların her şeyi doğrudur, bunlar Allah’tan gelirdemek ne kadar yanlışsa, Hz. Muhammed’inki de aynen bunungibi yanlıştır: Yaratıcı varlığıyla onun davası arasında bağ kurmak doğru değildir, konular çok farklıdır.Daha önce de defalarca dile getirdim: K ur’an’da Allah istenilen mucizeye yanıt vermediği gibi, kimi ayetlerle kullarını tehdit de ediyor. Mesela; “De ki, herkes gözlemekte, siz de gözetleyin (akıbetinizi). Düzgün yolun sahipleri kimlerin olduğu ve kimlerin hidayet üzerinde olduğu ileride