UMUT KEREM

UMUT KEREM
@umutkeremm
Bir şey arıyorum sanırım ama ne olduğundan tam emin değilim.
Öğrenci
Kayseri
İstanbul, 14 Mart 2004
129 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Şurası bir gerçektir ki, her sonradan gelen önceki sistemlerden yararlanır, onların bazı yanlarını alır, bazılarını da bırakır. Şuan peygamberlik tutsaydı, bunun iddiasında bulunan kişi de; "Ey ahali! Ben Kur'an'dan şu şu ayetleri kabul ediyorum, şunları da kabul etmiyorum; kabul etmediklerim Muhammed'den sonra insanlar tarafından uydurulan şeylerdir ... " diyecekti. Çünkü böyle demezse, halktan olumsuz tepki alır ve başaramazdı.Hz. Muhammed'in, Tevrat ve İncil 'deki bilgilerden beğendiklerini Allah 'tan gelen ve değişmeyen ayetler; beğenmediklerini de Musa ve İsa'dan sonra insanlar tarafından uydurulan şeyler olarak değerlendirmesi, o dönemde oldukça anlaşılır bir tutumdur. Yani kabul ettiklerini Allah'ın Musa'ya, İsa'ya gönderdiği ayetler olarak değerlendirmiş; reddettiklerini ise Musa ve İsa'dan sonra taraftarlarınca uydurulan rivayetler olarak görmüştür.
Bellidir ki, insanlar kendilerine yapılmasını istediklerini, inandıkları tanrılarına da yakıştırmışlar, uyarlamışlar, ona karşı böyle olmalarını bir saygı/ibadet olarak bilmişler; yoksa mademki inanılan Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, o halde insanın ona karşı kul-köle olmasından ne zevk alır! Bir taraftan kainatın yaratıcısı diye kendisine inanılan bir tanrı, öbür taraftan insanların kendisine köle olmasını dileyen duygusal bir tanrı! Böylesi bir çelişki olur mu?
C. Brockelmann: "Muhammed Mekke 'yi fethedip Kabe'nin önüne varınca, ata binmiş vaziyette 7 sefer Kabe 'yi tavaf etti. Her defasında kendi bastonuyla Hacer-i Esved denilen siyah taşa dokunuyordu. Böylece daha önce müşrikler tarafından yapılan batıl bir ayini İslam' a aldı. Eskiden var olan ihram kıyafetini de İslam'a aldı . Bir de müşrikler İslam'dan önce Mekke'nin hayvanlarını öldürmez, ağaçlarını kesmezlerdi. Muhammed bütün bu gelenekleri kabul etti. Muhammed'in bu siyah taşı (Hacer-i Esved'i), hiçbir gerekçe göstermeden öpmesi dikkat çekicidir. Bu konuda Halife Ömer; 'Aslında ben bunun faydasız bir taş olduğunu biliyorum; ancak Muhammed'in öptüğünü gördüğüm için ben de öpüyorum' diyor. (Ömer'in bu sözü tüm hadis kaynaklarında geçiyor.) İslam' a göre tavaf yapılırken her turdan sonra Hacer-i Esved'i selamlamak sünnettir. (Bu da tüm hadis kaynaklarında Hac bölümünde geçiyor.) Böylece daha önce müşrikler tarafından yapılan bir dini ayini, Muhammed kendi dinine almış oldu. Beyaz çarşaf biçimindeki ihramın İslam'a alınması, eski batıl inançların bir biçimiyle resmi hale getirilmesidir" diyor.
Emile Dermenghem: Özetle; "Muhammed Mekke'yi alınca Kabe'yi tavaf etti ve müşriklerin eski adetleri üzerine Safa ile Merve tepeleri arasında Sa'y yaptı; 7 sefer gidip geldi. O ana kadar bu iki tepe eski putperest malzemesiyle doluydu. Muhammed daha sonra Arafat dağına yakın Mina vadisinde kurulan bir çadırda istirahat etti. Böylece putperest devrine ait eski hac ayinlerini onaylayıp İslamlaştırdı ve gök kitapları ananesine bağladı. Aslında Mekke 'nin kudsiyeti Hacer-i Esved denilen siyah taştan ileri gelir. Bu taş, daha önce Kabe içinde bulunan diğer putlardan bir puttu. Eski zamanlarda Kabe etrafında dolaşmak bu taş içindi. Dolayısıyla, Kabe'nin kudsiyetinin asıl esprisi bu taştan kaynaklanır" diyor.
Şunu da okuyucunun dikkatine sunmak isterim ki; Muhammed Mekke'de 13 yıldır peygamberlik yaparken, Kur'an'da başörtüsüyle ilgili herhangi bir ayet henüz yoktur; ne zamanki Medine 'ye göç etmiş ve orada çok eşli hayata başlamış, bakıyoruzki o zaman (kadınlar aleyhine diğer konularda olduğu gibi) hem kendi hanımlarına özel (Ahzab suresindeki gibi), hem de diğer kadınlarla ilgili başörtüsü ve genel örtünmeyle ilgili ayetler gelmeye başlamıştır. Kadınların örtünmesi ve başörtülerinden sözeden Ahzab suresinin iniş sırası, Kur'an'ın toplam 1 14 suresi içinde 90. Nur suresininki ise 102'dir. Bu tespit çok önemlidir.