umutuysll

umutuysll
@umutuysll
Kalinikhta.
Konuşmadığın zamanlarda bile bir şey söylüyorsun sanki, hafif bir rüzgâr gibi geçiyorsun penceresi açık bir kalpten. Gözlerin, baharın tam ortasında yeni uyanmış bir ağacın yeşilini hatırlatıyor. Ama hiç söylemiyorum bunu. Bilirim, güzellik bazen en çok adı anılmadığında kalır yerinde. Tenin mi, bir sabahın ilk ışığı mı, karışır giderek; dünyaya çok hafif basıyorsun sanki senden önce hiç kimse yürümemiş gibi. Adını unutsam da seni hatırlarım. Çünkü bazı insanlar geldiklerinde bir renk bırakır— gittiklerinde ise sessiz bir şiir başlar.
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Blaise Pascal.
Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir. Açıklama ( hem adalet hem de gücün bir arada ve dengeli olması gerektiği anlatılmak istenmiş. )
Alıntı
Konfüçyüs.
Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, o yerde güneş batıyor demektir...
Alıntı
Sone - 87
Hoşça kal! Değerin çok yüksek, tutamam seni, Biliyorum kendine ne paha biçtiğini; Özgürlüğe kavuştun alıp değer belgeni, İptal ettik sendeki hakkımın senedini Nasıl tutarım seni, sağlamadan iznini, Neyim var hak edecek senin zenginliğini, Bu eşsiz armağana kim layık görür beni? Bana verilmiş berat, donup buldu vereni. Sen vermiştin kendini, bilmeden değerini Ya da bana vermekle hata işlediğini, Bir yanlış anlamanın sonucu hediyeni; Ama, o yine buldu hatayı düzelteni Sen benimdin: rüyanın görkemleriyle doldum. Ben uykuda sultandım, uyanınca hiç oldum
Alıntı
Sone - 59
Yeni hiçbir şey yoksa, yalnız eskiler varsa Demek ki beynimize oynanan bir oyun var, Yaşamış bir çocuğu doğurmağa kalkarsa Yaratma çabasıyla sancılanarak tekrar! Ah, şu eski defterler bir dönüp baksa geri. Güneşin beş yüz kere dönüşünden de önce, Göstersin eski kitap sendeki imgeleri İlkin nasıl yazıya döküldüyse düşünce. Acaba eski dünya neler demiş, görelim, Sendeki görmelere değer güzelliklere; Onlar mı üstün, biz mi, bu işin ustası kim, Yoksa dönüp dolaşıp geldik mi aynı yere? Hiç kuşkum yok: Geçmişte, ne sivri akıllılar Senden değersizlere övgüler yağdırdılar.
Alıntı