Çoğunluğun çözümü çoğunluğun içinde kalmaktan ibarettir; yani hiçbir şeyin farkında olmamak, hiçbir şeyin farkına varmamak, mümkün olduğunca, olabildiğince, üzerinde yürünen zeminin mahiyetinden habersiz bir surette yaşamak. İşte öylesine yaşamak, gaflet içinde, bilmeksizin, görmeksizin, söylemeksizin yaşamak, itirazsızca yaşamak, muhalefet etmeden değil, bilmeden, bilmeye çalışmadan... meraksızca...öylesine... gittiği gibi... olduğu gibi...sormadan, soruşturmadan, öğrenmeye çalışmadan...
Görmediği şeye inanmadığını söyleyenlerin halini hadi biraz anlamak mümkün, peki görmediği şeye İnananlara ve /veya inandığını görmeye çalışmayanlara ne diyeceğiz?
..... Muhakkak bir kere evden çıkmalı, bir defalığına evin dışına çıkmalı. Çünkü aynı bilmek, ancak gayrı bilmekle mümkün. Evet, mutlaka aynaya bakmalı; lâkin aynada gayrı değil, aynı görmeli, aynı görmek için gayra yönelmeli.
Her hâl u kârda hayvaniyeti mahfuz olmakla birlikte insanı diğer hayvanlardan ayıran ve onu seçkin ve seçilmiş kılan nutkiyeti olmasaydı, pek tabidir ki insanın kuşkulanma ve soru sorma hakkı da, zorunluluğu da, imkânı da bulunmayacaktı. Çünkü insan dışında hiç bir hayvan kuşkulan(a)maz, soru sor(a)maz.Hiçbir hayvan kuşku ile soruyu biraraya getirmeyi başaramaz; başaramadığı için de düşünemez.