Cenk

Cenk
@unalcenk4
Hitler hayranlığını açıkça dillendirmeye de devam etti. Örneğin 1938'de doğum gününde Türk politikacılardan ve gazetecilerden oluşan bir heyetle görüşürken, Atatürk'ün onun için oynadığı özgün ve temel rolü tekrar doğruladı ve bunu yapmakla, iki savaş arası dönemde Almanya'da Atatürk'e ilişkin pek çok aşırı sağ ve Nazi yorumunun özünün ne olduğunu tam anlamıyla dile getirdi: '' Atatürk, bir ülkenin kaybettiği kaynakları harekete geçirmenin ve yeniden canlandırmanın olanaklı olduğunu gösteren ilk kişiydi. Bu bakımdan Atatürk bir öğretmendi; Mussolini onun ilk, ben ikinci öğrencisiydim.''
1939 yılında Fransa-Ingiltere-Türkiye ittifak Antlaşması ile Nazilerin olası Yunanistan İşgali(ki Yunanistan 1939 yılından beri Naziler tarafından tehdit edilen bir bölgeydi) durumunda antlaşmanın yanılmıyorsam 8.maddesi gereği 12 adaları Türkiye tarafından işgal etme hakkını vermiştir. Türkiye de bu durumu yem olarak görmüştü. Ki İngiltere bu durumun yem olarak görülmesi doğru bir düşünceydi. 1941 yılında Yunanistan, Naziler tarafından işgal edildi. İngiltere Türkiye'yi savaşa sokabilmek için dönemin İngiltere Dışişleri bakanı Anthony Eden tarafından '12 Adalarının bizzat Türkiye tarafından ilhak edilmesi' yönünde Ankara'ya öneri sunuldu.(tam da bu yıl da Naziler Girit'i çok fena bir şekilde işgal etmişti.Dönemin hükümeti Dış politikada daha temkinli davranmasına neden olmuştu) Çok geçmeden 9 ay sonra da Naziler de aynı teklifi yapacaktı.(Çünkü iki tarafta Türkiye'nin 12 Adalar üzerindeki zaafını biliyordu ve Naziler aynı teklifi 1943 yılında da yaptı.) Türkiye'ye 1945 savaşa Müttefiklerden yana girmesiyle 12 Adaların Türkiye'ye verilmesiyle ilgili detaylı bir raporu Ingiltere'ye sundu ama İngiltere bir süre oyaladı.(Çünkü bu dönemde Yunan İç Savaşı başlamış olup Yunanistan komünist gruplarca tehdit ediliyordu. Şunu da belirteyim; 1943 yılında Churchill'in Yunanistan’ın Britanya etki bölgesi olarak SSCB'yi bildirmesi İngiltere'nin bu bölgedeki hassasiyeti belli ediyordu) İngiltere'nin Yunan İç Savaşı'ndaki başarılı politikasıyla komünist gruplar dağıtılmış ve 12 Adaların yeni Yunan hükümetine verilmesiyle noktalamıştı. Kısacası iki oluşum da Türkiye'nin 12 adalar konusundaki zaaflarını kullanmak istediler. Bu dönem de benzer bu durum(12 Adalar konusunun) Endonezya'da da vardı Endonezya tarafını Japonlardan yana kullanmış ve sonuç olarak Japonlar çok feci bir şekilde kullanmıştı Endonezya'yı
Tamam kanka bu anlattığın tarihi gerçeklikleri ben de biliyorum da ana fikir nedir? Bu anlattıkların doruk noktasında savaşa girmemek hatasını doğru yapmaz. Bahsettiğin Akdeniz İttifakı'nın bir gerekçesiydi savaşa girmek. Ek 2 nolu protokol bizi koruyordu bu protokolde de Sovyet çekincesi vardı fakat 1941 Haziranı'nda Almanya SSCB'ye saldırınca zaten bu protokol de devre dışı kaldı. Bundan sonra müsait bir zamanda müttefikler yanında savaşa girilebilirdi. Böylelikle taahütlerimizi yerine getirmiş olur ve toprak kazanmış olurduk.
Hitler hayranlığını açıkça dillendirmeye de devam etti. Örneğin 1938'de doğum gününde Türk politikacılardan ve gazetecilerden oluşan bir heyetle görüşürken, Atatürk'ün onun için oynadığı özgün ve temel rolü tekrar doğruladı ve bunu yapmakla, iki savaş arası dönemde Almanya'da Atatürk'e ilişkin pek çok aşırı sağ ve Nazi yorumunun özünün ne olduğunu tam anlamıyla dile getirdi: '' Atatürk, bir ülkenin kaybettiği kaynakları harekete geçirmenin ve yeniden canlandırmanın olanaklı olduğunu gösteren ilk kişiydi. Bu bakımdan Atatürk bir öğretmendi; Mussolini onun ilk, ben ikinci öğrencisiydim.''
Ancak Nazilerin en önemli olan adamlarından Von Papen'i Nazi yönetimi Ankara büyükelçisi olarak atamış ancak Atatürk cumhurbaşkanlığı dönemi boyunca büyükelçinin atama kararını veto etmiştir. Bir de savaş yıllarında Naziler başkent Ankara'nın coğrafi koşullarını incelemiş, muhbirleri vasıtasıyla Ankara'daki genel kurmay başkanlığı binasının krokisi çıkartılmıştır. Bunun sebebi ise Türkiye'nin olası Ingiltere'nin yanında savaşa gireceği ihtimalini düşünüp bunun için özel olarak B planı yaratıp Türkiye işgal planı hazırlamış Gertrude Operasyonu adlı planı devreye sokmayı düşünmüş. Bu kaynaklar bizzat Alman arşivinde yer alıyor. İyiki o yıllarda savaşa girmemişiz. Çünkü I.Dünya Savaşında Almanlar Türkleri fena kullanmıştı.
Bu tür savaş planları en yakın müttefik ülkelere yönelik olarak dahi her zaman yapılır. Çünkü devletler her senaryoya karşı hazırlıklı olmalıdır. Gertrude operasyonu planının hazırlandığı gibi Türkiye Cumhuriyeti devleti de Çakmak Hattını Bulgaristana'a karşı hazırlamamıştır. Müttefiklerin tarafında savaşa girilseydi tabiki de bir Alman işgali söz konusu olabilirdi. Ki zaten Nazilerin Türkiye'yi işgal etmek için haklı bir gerekçe sunmasına dahi gerek yoktu çünkü savaş hukuku denen şey ortada kalmamıştı. Moskova kapılarına dayanan, 20 milyon Sovyeti öldüren, tüm kara Avrupasını işgal eden Naziler Bakü petrollerine ulaşmak için Sovyet yolunu değil de daha kolay yol olan ülkemizi de seçebilirdi. İyi ki savaşa girmemişiz kadar saçma bir söz de yoktur 1943'ün ortaları savaşa müttefikler yanında girmek için ideal zamandı çünkü Naziler yavaş yavaş çökmeye başlamıştı. Adaları kurtarmada yunan komandoları yerine Türk komandoları destek verseydi bugün burnunun dibindeki Anadolu uzantısı adalar sana tehdit oluşturmazdı.
Kullanıcı ismine ve paylaşımlara bak bide imamlık kazanmış. Nereye atanırsan söyle de arkanda namaz kılmayalım.
Gönderi kullanım dışı
Bu yorum görüntülenemiyor